Yeni Dünya Eğitimleri Platformu “Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi” İle Start Verdi

Yeni Dünya Eğitim Platformu Etkinlikleri Mürsel Ferhat Sağlam’ın “Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi” ile başlıyor

CosinusMedia ve Cratone Danışmanlık işbirliğiyle kurulan “Yeni Dünya Eğitimleri Platformu” tarafından organize edilen “Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi” etkinliği 19 Ağustos’ta Characterix sponsorluğunda gerçekleşecek.

Yeni Dünya Eğitimleri Platformu’nun organizasyonunda “Temel Seviye Sosyal Medya EğitimiMarka Yöneticisi, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya Uzmanı Mürsel Ferhat SAĞLAM tarafından 19 Ağustos’ta Characterix’in sponsorluğunda Kadıköy’de gerçekleştirilecek.

Kontenjanın sınırlı olduğu “Mürsel Ferhat SAĞLAM ile Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi” etkinliği hakkında detaylı bilgi almak veya etkinliğe kayıt yaptırmak için info@yenidunyaegitimleri.com adresine mail atabilir ya da 0536 766 59 27 numaralı Whatsapp hattı üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

EĞİTİM DETAYLARI

Eğitimin Konusu: Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi

Eğitimci: Mürsel Ferhat SAĞLAM

Tarih: 19 Ağustos 2017

Saat: 11:00 – 16:00

Yer: Koşuyolu – Kadıköy / İSTANBUL

Eğitim İçeriği: Eğitim, dijital terminolojiye hâkim olmak ve anlamak amacıyla hazırlanmıştır.Bu eğitimde dijital medya ve sosyal medyaya dair kavramlar örnekli açıklamalarıyla verilecektir. Eğitimin amacı sosyal medya alanında kendini geliştirmek isteyen kişilerin temel anlamda konuya hâkimiyetlerini sağlamak ve sosyal medyanın önemine dair bir farkındalık oluşturmaktır.

Kimler Katılmalı: Bu eğitime; dijital dünyanın yeni dinamikleri konusunda kendisini geliştirmek isteyen reklam, pazarlama, kurumsal iletişim, insan kaynakları, grafik tasarımcılar ve marka yöneticileri ile sosyal medya ve dijital alanda uzmanlaşmak isteyen kişi ve kurumsal çalışanlar katılabilirler.

Kontenjan: 20 kişi

İletişim: info@yenidunyaegitimleri.com / 0536 766 59 27 (WhatsApp)

EOfis Sponsorluğunda Stratejik Marka Yönetimi Konferansı

Dijital pazarlama uzmanı, marka yöneticisi ve yazar Mürsel Ferhat Sağlam’ın 6 Mayıs 2017 tarihindeki Stratejik Marka Yönetimi temalı konferansı EOfis sponsorluğunda gerçekleşecek.

Nisan 2017’de raflardaki yerini alan Mürsel Ferhat Sağlam’ın son çıkan kitabı Stratejik Marka Yönetimi ile aynı ismi taşıyan “Stratejik Marka Yönetimi” adlı konferans, EOfis sponsorluğunda, EOfis Pol Center Plaza‘da 6 Mayıs’ta gerçekleşecek. Stratejik marka yönetimi temalı bu konferansın içeriğini büyük oranda Mürsel Ferhat Sağlam’ın, Stratejik Marka Yönetimi kitabındaki başlıklar oluşturmaktadır.

eOfis sponsorluğundaki bu etkinliğe sınırlı sayıda katılımcı kabul edilecek, diğer bir ifadeyle kontenjan sınırlı bu nedenle de etkinliğe katılmak için etkinlik afişinde yer alan iletişim numarasından (Whatsapp iletişim: 0507 588 64 84) katılımcıların etkinlik öncesi kesinlikle kayıt yaptırması gerekiyor. Etkinliğe katılanlar, eğer isterlerse Mürsel Ferhat Sağlam‘ın Raygan, Günübirlik Sonsuzluk ve Stratejik Marka Yönetimi kitaplarından oluşan seti satın alabileceklerdir. Bu seti almak isteyen katılımcılar önceden belirtmek zorundadır. Setin bedeli ise 50 TL’dir. Stratejik Marka Yönetimi temalı bu etkinliğe hem ajans hem de marka tarafında çalışan sektör profesyonellerinin yanı sıra reklam, pazarlama, iletişim, yeni medya, halkla ilişkiler vs. bölümlerinde akademik kariyerini sürdüren önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri veya marka yönetimi alanında kendini geliştirmek isteyen herkes katılabilir.

Etkinliğe dair daha detaylı bilgi almak için aşağıda yer alan bilgileri ve afişi inceleyebilir veya Mürsel Ferhat Sağlam’a Twitter ve Linkedin aracılığıyla direkt ulaşarak etkinlik hakkında merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

Etkinlik Hakkında Detaylar

Konusu: Stratejik Marka Yönetimi

Konuşmacı: Mürsel Ferhat Sağlam

Ücret: Etkinlik ücretsizdir. (Kitap setini almak isteyen katılımcılar 50 TL ödemek zorundadırlar)

Kontenjan: 50 kişi

Tarih: 06.05.2017

Saat: 14:00 – 16:00

Zorunlu Kayıt: 05075886484 (Whatsapp üzerinden iletişime geçilmesi gerekmektedir)

Mekan: EOfis Pol Center Plaza

Adres:  Esentepe Mah. Ecza Sk. Pol Center Çarşı Apt. No: 4 / 1 Şişli / İstanbul (Kanyon AVM yanında)

NOT: Kayıt için son tarih 28.04.2017’dir. 

Türkiye Nasıl Marka Olur Sorusunun Yanıtı Bu Kitapta

Dijital pazarlama uzmanı ve marka yöneticisi Mürsel Ferhat Sağlam tarafından kaleme alınan ve Dikeyeksen Yayıncılık etiketiyle yayınlanan “Stratejik Marka Yönetimi” Nisan 2017’de raflardaki yerini aldı.

Mürsel Ferhat Sağlam’ın son kitabı Stratejik Marka Yönetimi, 35 farklı başlıkta marka yönetimini işliyor. Konu başlıkları itibariyle ilgi çeken, sıradanlıktan uzak içeriği ve özgün anlatım tarzıyla okuyucuya farklı bir okuma deneyimi ve bakış açısı kazandıracağı kesin olan Stratejik Marka Yönetimi’nde yer alan “Türkiye Bir Sürdürülebilir Marka Mıdır?” başlığı ise sadece sektör profesyonellerini, siyasetçileri, girişimcileri veya iş insanlarını değil tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor.

Türkiye’nin 2023’te hedeflediği ekonomik kazanımlara ulaşması için öncelikle “marka ülke” olması gerektiğini vurgulayan Mürsel Ferhat Sağlam’a göre; Türkiye markalaşma yolunda öncelikle “Burası Türkiye!” söylemini, daha sonra bu imaja neden olan ekonomik ve sosyolojik problemleri düzeltmesi gerekiyor.

Kitabın ana konusu markalaşmak fakat kitapta meselenin “nedir”inden ziyade “nasıl”ına odaklanılmış. Bu detay Mürsel Ferhat Sağlam’ın, Stratejik Marka Yönetimi kitabına olan ilgiyi arttıracağa benziyor. Markalaşmaya dair pratik bilgiler sunan içeriği sayesinde her sektörden profesyoneller tarafından merakla beklenen Stratejik Marka Yönetimi, Nisan 2017’de raflardaki yerini aldı.

Mürsel Ferhat Sağlam’a Ulaşmak İçin;

Facebook             : /MurselSaglam

Twitter                 : @MurselSaglam

Instagram            : @MurselSaglam

 

Stratejik Marka Yönetimi – Mürsel Ferhat SAĞLAM

Her sektörde olduğu gibi reklam, pazarlama ve iletişim sektörleri ile ilgili kavramlarda çoğunlukla geleneksel bir tutum sergilenir.

Bu yüzden işin nedir’iyle ilgilenilir. Oysa dijital çağda, her şey çok hızlı şekilde değişiyor ve dönüşüyor. Kısacası nedir yerine nasıla odaklanmanın vakti geldi de geçiyor.

Örneğin, hem marka yöneticileri hem de markalar artık “markalaşmak nedir?” sorusu ile ilgilenmeyi bırakıp “markalaşmak ama nasıl?” sorusuna yoğunlaşmalıdırlar. İşte bu kitabın yazılış amacı nedirleri nasıla çevirmek olduğu kadar, dijital ağırlıklı stratejik marka yönetimi ile ilgili bilgi, ipucu ve trendleri aktarmaktır.

Mürsel Ferhat SAĞLAM‘ın, Dikeyeksen etiketiyle çıkan Stratejik Marka Yönetimi kitabındaki bazı konu başlıkları ise şu şekilde sıralanabilir;

Markalaşmak Ama Nasıl?

Yeni Nesil Marka Yönetimi Nedir?

Jenerik Marka Yönetimi Nasıl Olmalıdır?

Türkiye’den Neden Global Marka Çıkmaz?

Girişimciler Markalaşmayı Neden Önemsemez?

Marka Elçisi Olmak Ne Anlama Geliyor?

Türkiye Bir Sürdürülebilir Marka Mıdır?

Markaların meconomy ile İmtihanı

Marka İmajı Nasıl Oluşturulur?

Lider Marka Olmanın Karakter Analizi

Algı Yönetimi Olmadan Marka Yönetimi Yapılamaz

Türkiye’de Neden Marka CEO Sayısı Çok Az?

GEO Marketing Nedir?

Markanın Geleceği Yakalamasında Terminatör Fenomeni

Yerel Medya, Markalaşmanın Önemli Bir Oyuncusu Olabilir Mi?

Markaların Yeni Sorumluluğu; Online İtibar Yönetim

Satın Almak İçin TIKLAYINIZ

Yazar Hakkında | Mürsel Ferhat Sağlam

16 Nisan 1989’da İstanbul’da doğdu. Aslen İskilipli’dir. Namık Kemal Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü, Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü ve Beykent Üniversitesi Tarih Bölümü mezunudur. Beykent Üniversitesi’nde Tarih alanında master eğitimini tamamlamıştır. Akademik kariyerini Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık alanında doktora seviyesinde sürdürmektedir. Sektör profesyonelleri ve markalar tarafından takip edilen mecralarda dijital pazarlama ve marka yönetimi hakkında makaleleri yayınlanmaktadır. Stratejik Marka Yönetimi yazarın yayınlanmış 5. kitabıdır.

Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi

Eğitimin Konusu: Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi

Eğitmen: Mürsel Ferhat SAĞLAM

Tarih: 11 Şubat 2017

Saat: 10:00 – 16:00

Yer: Mecidiyeköy / İSTANBUL

Eğitim İçeriği: Yeni medya bağlamında sosyal medya, sosyal medya pazarlama, sosyal ağlar hakkında bilgi, raporlama.

Kimler Katılmalı: Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi’ne; şirketlerin reklam, pazarlama, kurumsal iletişim departmanlarında çalışanlar, insan kaynakları uzmanları, reklam ajansı çalışanları, grafikerler, yeni medya odaklı çalışmayı düşünenler ve kendini sosyal ağlar konusunda geliştirmek isteyenler bu eğitimle sektöre giriş yapabilirler.

Kontenjan: 10 kişi

Ücret: 250 TL

İletişim: Eğitim hakkında bilgi almak için iletisim@silepdergi.com’a mail atabilir veya Mürsel Ferhat SAĞLAM’a Twitter‘dan mesaj atabilirsiniz.

NOT: Temel Seviye Sosyal Medya Eğitimi’ne katılanlara Mürsel Ferhat Sağlam’ın Stratejik Marka Yönetimi kitabı hediye edilecektir. 

Eğitmen Hakkında |  Mürsel Ferhat SAĞLAM

16 Nisan 1989 İstanbul doğumludur. Aslen İskiliplidir. Namık Kemal Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü, Beykent Üniversitesi Tarih Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Beykent Üniversitesi’nde Tarih alanında master yapan yazar, akademik kariyerine Marmara Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık alanında devam etmektedir. Yazar 2012’de Ajans Paradise’ı 2014’te ise Türkiye’nin en popüler edebiyat & sanat blogu Şilep Dergi’yi kurdu. Mürsel Ferhat Sağlam; dijital pazarlama, sosyal medya, dijital marka yönetimi, online itibar yönetimi ve içerik pazarlaması alanlarında kişi ve markalara danışmanlık yapmaktadır. Ayrıca girişimcilik, reklam, pazarlama, marka yönetimi ve iletişim konularında üniversitelerde ve belediyelerde konferans ve eğitim vermektedir. Yazarın roman, hikâye ve deneme türlerinde yayınlanmış eserleri bulunmaktadır. Aşkzade, Mürsel Ferhat Sağlam’ın yayınlanmış 4. kitabıdır.

 İletişim;

Facebook: /MurselSaglam

Twitter: @MurselSaglam

Instagram: @MurselSaglam

Yellow Pages Genel Müdürü Serhad Akkoç ile Geo-Marketing Hakkında Röportaj

Yellow Pages Genel Müdürü Serhad Akkoç ile dijital pazarlamanın önemli bir faktörü olan geo-marketing kavramını konuştuk. Ayrıca röportajda lokasyon bazlı pazarlamanın markalaşmaya etkisi ve Yellow Pages’in KOBİ’lere sunduğu dijital pazarlama çözümleri de yer alıyor.

Yellow Pages Genel Müdürü Serhad Akkoç ile Geo-Marketing Hakkında RöportajTürkiye’de markaların henüz içselleştiremediği bir kavram olan Geomarketing diğer bir ifadeyle lokasyon bazlı pazarlamayı, aslında dünya uzun süredir kullanıyor. Öncelikle geomarketing kavramının tarihsel sürecine değinmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda neler söylersiniz?

Serhad AKKOÇ: Geomarketing, lokasyon alanında hızla gelişen yazılım ve donanım desteği sayesinde gittikçe güçlenen bir pazarlama yöntemidir. Evlere servis yapan bir dönercinin mahallesine broşür dağıtmasına ya da matematik dersi veren bir üniversite öğrencisinin apartmanın girişine duyuru asmasına kadar eskiye gider kullanımı… Aslında hepimizin yakından bildiği lokasyon bazlı pazarlamanın temel ilkelerine teknolojik imkanları da kattığınızda ortaya çıkan bileşim, geomarketing’tir.  Sosyal ağlar, kişinin mobil cihazından aldığımız konum bilgisi, IP adresi, Web aramaları, aradığı lokasyon anahtar kelimesi gibi bilgilerinin tamamını kullanarak yapılan pazarlama çalışmalarıdır. İşin içine cihazları ve dijital verileri kattığınızda, bir taşla vuracağınız kuşların sayısı da artar. Çok daha hassas hedefleme, daha yüksek ROI (return on investment – yatırımın geri dönüşü), reklam ve satış arasında daha doğrudan bir ilişkinin kurulabilmesi, daha güçlü SEO (search engine optimization – arama motoru optimizasyonu) gibi faydalar elde edilir.

Dünyada geomarketing oldukça hızlı yükseliyor ve gelişiyor. Pek çok gelişmiş pazarda çok sayıda ve çeşitlilikte geomarketing kampanyaları yapılıyor. Hatta bu konu, kendi yazılım çözümlerini doğurmuş durumda… Bu yazılımlar en basit anlatımıyla, firmaların lokasyon bilgilerini pek çok dijital platformda ve haritada tek noktadan yayınlayan, yöneten ve raporlayan online araçlar…

Türkiye’de geomarketing çalışmalarına göz atmak gerekirse, dijital pazarlamanın pek çok alanında olduğu gibi burada da yakın takipteyiz. Henüz yazılım tarafında Türkiye çıkışlı altyapı ürünleri olmasa da, genç ve kalabalık nüfusumuza geomarketing desteği ile ulaşmaya çalışıyoruz. Genç ve yenilikçi markaların bu alana bütçe ayırdığını, dijital platformalardaki lokasyon bazlı varlıklarını titizlikle takip ettiklerini görüyoruz. Geomarketing tarafında Türkiye’deki en büyük problemimiz, karmaşık adres yapımızın dijital haritalar tarafından anlaşılamaması ve firmaların lokasyonlarının sıklıkla yanlış yerlerde işaretlenmesi… Bu can sıkıcı durum, tüm geomarketing çalışmalarını temelden sarsabilecek, pazarlama bütçelerinin yanlış lokasyonlara saçılmasına neden olabilecek ciddi bir sorun. Muhtemelen ülkemizde yaratıcı ve ses getirecek geomarketing kampanyalarının da sayıca az olmasının arkasındaki en önemli faktör, bu sorun.

Türkiye’de geomarketing kavramının bir pazarlama yöntemi olarak tam anlamıyla markalar tarafından kullanılmamasını, Türkiye’de “Yellow Pages” kültürünün olmayışına bağlayabilir miyiz?

Serhad AKKOÇ: Evet bu yorumunuza katılıyorum ve aynı zamanda bu sorunuzun ülkemizde gelişen dijital pazarlama trendlerinin içinde, Geomarketing kavramının henüz dijital pazarlama uzmanları tarafından da tanınmadığını görüyoruz. Takip edebildiğimiz kadarı ile ülkemizde dijital pazarlama trendleri şu anda sadece görsel içerik ve etrafında bir hikaye örülmesi veya daha büyük bütçeli çalışmalarda dijital oyunlaştırma senaryoları ile sınırlı olduğunu görüyoruz. Burada fark edilmesi gereken noktalardan birisi de şudur: Reel ekonominin temellerinden birisi de kaynaklara ve pazara ulaşılabilirliktir. Bu her dönemde geçerli olacak bir ekonomik sabittir, bunun dijital pazarlama trendleri içinde yansıması Geomarketing kavramıdır. Yellow Pages bu noktada KOBİ’lere ve kurumlara çözüm ortağı olarak lokasyon bilgisinin ve  doğruluğunun ne kadar önemli olduğunu anlatmaktadır. Sonrasında ise KOBİ’lere halihazırda yürüttüğü iş ortakları ile lokasyon bazlı çözümler ve dijital pazarlama stratejileri paylaşmaktadır.

Geomarketing kavramını marka yönetiminin önemli bir parametresi olarak görüyorum. Hatta Stratejik Marka Yönetimi kitabımda geomarketing konusuna özellikle değindim. Buradan yola çıkarak genel bir değerlendirme yapmak gerekirse şunu söyleyebilirim; geomarketing konusu, hem araştırmacılar tarafından hem de teknoloji / pazarlama bloggerları tarafından pek yazılmamış. Bir elin parmaklarını geçmeyen kısa ve “nedir?”e odaklanan yazılar dışında bu konu pek ele alınmamış. Türkiye’de geomarketing kültürünün oturması ve araştırmacılar tarafından ele alınması süreci sizce ne zaman başlar ve nasıl başlar?

Serhad AKKOÇ: Geomarketing kavramının oluşması teknolojik çözümlerin yanı sıra  Geomarketing’e konu olan sistem bileşenlerinin yönetilmesi ile çok yakından alakalıdır. Bu sistem bileşenlerinin en önemlileri şunlardır: Birincisi, Geomarketing için dağıtım kanallarının kurgulanması sonrasında ise Geomarketing sistemlerinin altyapı içeriklerinin doğru sağlanmasıdır. Bugün nasıl mevcut dijital pazarlama trendleri belirli sosyal medya kanallarını hedefleyip verdikleri mesajları farklılaştırmaya çalışıyorsa, Geomarketing de aynı şekilde farklı lokasyon platformlarını hedefleyip içeriği de platform özelinde farklılaştırması gerekmektedir. Bunu yaparken gözden kaçırılmaması gereken en önemli bileşen konumsal bilginin doğruluğudur. Çünkü Geomarketing pazarlama stratejisinde; segmentasyon, hedefleme yaptıktan ve bütçelendirme bittikten sonra iş bitmemektedir. Klasik bir sosyal ağ pazarlama stratejisi gibi olmamaktadır. Hedeflenen coğrafi alanların veya noktaların doğruluğundan, coğrafi hedefleme yapılan alanların zaman değişkeni ile ele alınarak istenen kitleye ne zaman ve nerede ulaşılacağının da planlanması gerekmektedir. En önemlisi Geomarketing’de dijital pazarlaması yapılan stratejinin “gerçek dünyada gerçek karşılığının” bulunmasıdır. Bahsettiğim şekilde gelişen yaklaşımlar başarılı olacaktır, aksi durumda ise sadece dijitalde bütçe yakmakla eş değer olacaktır.

Yellow Pages Genel Müdürü Serhad Akkoç ile Geo-Marketing Hakkında Röportaj

Bir markanın 2 ve üzeri şubeye, mağazaya kısacası lokasyona sahip olmaması o markanın lokasyon bazlı pazarlamayı önemsememesi anlamına mı geliyor? Diğer bir ifadeyle Yellow Pages’in her markayı kapsayan bir geomarketing çözümü var mı var ise bunlardan bahsedebilir misiniz?

Serhad AKKOÇ: KOBİ’lerin artık dijital pazarlama konusunu ciddiye almaya başladıklarını, ancak kaynak kullanımı konusunda sıkıntıları olduğunu net bir biçimde gözlemliyoruz. Bu konuda iyi niyetle başlamış çalışmaların yanlış iş ortağı seçimi sonucu verimsizliğe dönüştüğü örnekleri de görüyoruz. Oluşan her yeni pazarda olduğu gibi bizim sektörümüzde de doğru yönlendirme yapamayan, güvenilir olmayan hizmet veren kuruluşlar var. Bu nedenle özellikle de kısıtlı bütçelerle hareket eden KOBİ’lerin daha temkinli yaklaştığını görüyoruz. Geçmiş deneyimleri nedeniyle haklı olarak, ellerindeki sınırlı kaynağı doğru sonuç alabilecekleri çalışmalara ayırmak ve bunu da en iyi yapabilecekleri iş ortağını seçmek konusunda artık daha titizler.

Burada hepimize büyük bir iş düşüyor. Biz Yellow Pages olarak global deneyimimizle birlikte, yoğun bir biçimde KOBİ’lere ulaşmaya, onları online rehber ve dijital haritalara yerleştirmeye, dijital dünyaya adım atmalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Dikkat çekmek istediğim bir diğer nokta da, dijital pazarlamanın da bir kere yapılıp bırakılacak bir süreç olmaması. Dijital platformlar her gün biraz daha gelişiyor ve değişiyor. Çeşitli arama motorlarında KOBİ’lerin ulaşılabilir ve bulunabilir olması çok önemli. Ancak daha önemlisi, arama motorları tarafından belirli periyotlarda güncellenen arama algoritmalarına karşı, işletmelerin bu değişime en hızlı şekilde cevap verebilir durumda olması ve uyum sağlaması gerekiyor. Aksi takdirde arama motorlarında bugün iyi bir konumda bulunuyorken, yarın bu konumunuzu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Web siteleri artık günümüz olmazsa olmazı. Öncelikle KOBİ’lerin dijital dünyada varlıklarını güçlü bir şekilde sürdürmeleri için güncel bir web sitesine ve aynı zamanda mobil uyumlu bir web sitesine ihtiyaçları var. Sitenizin mobil uyumlu olması, kullanıcı deneyimini önemseyen arama motorları tarafından oldukça önemli. İşletmeniz için yeni bir web sitesi oluşturacak ya da web sitenizi yenileyecek olursanız, içeriğinden tasarımına kadar mutlaka bir profesyonelden destek alın. Ayrıca lokasyon bazlı hizmet veren firmalar için (örnek: halı yıkama firması için www.haliyikamacibakirkoy.com vb. gibi) lokasyon bilgisi içeren alan adları, içeriğinizin arama motorlarında desteklenmesi ve bulunabilirliğiniz açısından oldukça önemli.

Diğer yandan lokasyon bazlı aramalar ise son dönemde kullanıcılar tarafında oldukça rağbet gördü. Belirli bir bölgeye hizmet veren KOBİ’lerin sıkça başvurduğu yöntemlerden biri olan “lokasyon bazlı pazarlama” tekniklerini doğru hamlelerle uygulayan firmalar, kullanıcı tarafında ulaşılabilir hale geliyor. Bununla birlikte arama motorları için özgün içerik de oldukça önemlidir. İçeriklerinde anahtar kelimeleri barındıran web siteleri, arama motorları tarafından daha hızlı fark edilerek kısa vadede başarılı sonuçlar alabiliyor.

Türkiye’de KOBİ’lerin dijitale ve dijital pazarlamaya bakış açısı ve yaklaşımı herkesin malumu. Ne yazık ki KOBİ’ler hala verim alamadıklar halde geleneksel reklam stratejilerini kullanmayı tercih ediyor. Katıldığım hemen her etkinlikte, zirvede, konferansta reklamcılar, pazarlamacılar, PR uzmanları ve marka yöneticileri “KOBİ’leri kazanmalıyız” diyor. Fakat bakıldığında KOBİ’lerin kazanılamadığı görülüyor. Peki, Yellow Pages KOBİ’leri kazanmak konusunda nasıl bir strateji izliyor?

Serhad AKKOÇ: Günümüzde artık hiçbir marka, kurum, KOBİ dijital pazarlamayı göz ardı edemez. Dijital pazarlamayı da pazarlama çalışmalarının önemli bir parçası yapmak zorundalar. KOBİ’ler dijitalde var olmanın ve online rekabetin önemini kavramaya başladılar. Ayrıca başta akıllı telefonlar ve tabletlerin kullanımının Türkiye’de de hızla artması KOBİ dünyasında da internet kullanımının yoğunlaşmasını sağlayan önemli bir faktör. KOBİ’lerin dijitale olan ilgilerindeki artış hizmetlerimize olan taleplerde de kendisini gösteriyor. Örneğin Türkiye’nin dört bir yanındaki firmalardan, mobil uyumlu web siteleri için de yoğun talep ve soru alıyoruz.

Müşterilerin, aradıkları firmayla ilgili detaylı bilgi almak için doğrudan web sitesine ulaştığını biliyoruz. Bu kapsamda da dijital pazarlama hizmetimizin bir uzantısı olarak KOBİ’lere özel web sitesi tasarlıyoruz. Tüm ekranlarla uyumlu web siteleri, mobil web siteler ve lokasyon bazlı web sayfaları, KOBİ’lere sağladığımız dijital pazarlama hizmetlerimiz arasına girdi. Burada profesyonel bir tasarıma sahip, SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) yapılmış, son teknolojiye sahip mobil uyumlu web siteleri sunuyoruz. Yine bu web sitelerini, firmaların pazarlama aktivitelerine, kampanyalarına uygun Google AdWords reklamları ile bağlayarak firmaların dijitalde bulunurluğunu ve müşteri kazanımını artırıyoruz. KOBİ web siteleri için yıl boyu güncelleme ve bakım hizmeti de veriyor, dijital pazarlama konusunda da ücretsiz danışmanlık sağlıyoruz. KOBİ’lerin dijital dünyada varlığını güçlendirecek bu siteleri ulaşılabilir fiyatlarla sunuyor ve bünyemizde kurulan özel ekiple firmalara danışmanlık veriyoruz.

Bence faydalı bir söyleşiydi. Birçok konuya açıklık getirmiş olduk. Öncelikle teşekkür ederim. Bitirmeden önce markalara veya marka yöneticilerine, geomarketing ile ilgili söylemek istediğiniz öneri anlamında bir şeyler var mı? 

Serhad AKKOÇ: Ben de zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Benim için de çok zevkli bir söyleşiydi. Söyleşimizde de belirttiğim gibi Geomarketing kavramının standart dijital pazarlama stratejilerinden ayıran en önemli noktası Geomarketing stratejilerinin “Gerçek dünyada gerçek karşılıklarının bulunmasıdır”. Bu noktada doğru ve deneyimli bir iş ortağı olan Yellow Pages ile çalışmak;  reklam verenler ve marka yöneticileri için bütçeden daha önemli olan doğru bir iş yapmanın avantajını sağlayacaktır.

Hazırlayan: Mürsel Ferhat SAĞLAM

Mürsel Ferhat SAĞLAM, Depo Kitap Festivali’nde

Aşkzade‘nin yazarı Mürsel Ferhat Sağlam, İstanbul’daki ikinci imza etkinliğini Taksim – İstiklal Caddesi’nde bulunan Demirören Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirecek. Depo Kitap Festivali kapsamındaki imza etkinliğinde Mürsel Ferhat Sağlam, Aşkzade okurlarıyla buluşacak. Okurlar hem Mürsel Ferhat Sağlam’a Aşkzade’yi imzalatma fırsatı yakalayacaklar, hem de yazarla tanışma – sohbet etme imkanı bulacaklar.

AŞKZADE‘yi D&R Mağazaları ve internetten alabilirsiniz.

İmza Etkinliği Detayları

Yer: Demirören AVM (Taksim – İstiklal Caddesi) / -1. Kat

Stand: AZ Kitap Yayıncılık

Tarih: 12 Aralık 2016

Saat: 12.00 – 14.00

İnsan Aşk Üzeredir; AŞKZADEAŞKZADE / İnsan Aşk Üzeredir

Ne eksilttik ne de kattık.

Aşk zaten tamdı.

Bize düşen, bu olgunluğa yakışır eylemlerde bulunmaktı;

Sevmek gibi…

Özlemek gibi…

Kavuşmak gibi…

Gün oldu aşk bir bedende vücuda geldi. Bunu kimse garipsemedi.

Bir kadın bir adamı özledi. Bu da tuhaf değildi.

Bir adam bir kadına sarıldı, işte bu en güzeliydi.

Öyleyse denebilir ki milyarda biri bulup denk getirmek, sevmek sevdirmektir aşk… Karşılıksız olması, birinden kopmadan ötekine ait olmasıdır. Yani ne kendinden vazgeçmektir aşk ne de bir başkasına köle olmaktır.

Tek olmaktır aşk, birlik olmaktır.

(Arka Kapaktan)

Yazar Hakkında |  Mürsel Ferhat SAĞLAM
16 Nisan 1989 İstanbul doğumludur. Aslen İskiliplidir. Namık Kemal Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü, Beykent Üniversitesi Tarih Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Beykent Üniversitesi’nde Tarih alanında yüksek lisans yapan yazar, akademik kariyerine Marmara Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık doktorası yaparak devam etmektedir. Yazar 2012’de Ajans Paradise’ı 2014’te ise popüler edebiyat & sanat blogu Şilep Dergi’yi kurdu. Dijital pazarlama, sosyal medya, dijital marka yönetimi, online itibar yönetimi ve içerik pazarlaması alanlarında kurumsal markalara danışmanlık yapmaktadır. Ayrıca bu ve benzeri konularda üniversite ve belediyelerde konferanslar ve seminerler vermektedir. Yazarın roman, hikâye ve deneme türlerinde yayınlanmış eserleri bulunmaktadır. Aşkzade, yazarın yayınlanmış 4. kitabıdır.

Yazarla İletişim;

Facebook         : /MurselSaglam

Twitter             : @MurselSaglam

Instagram       : @MurselSaglam

İnsan Aşk Üzeredir; AŞKZADE

Mürsel Ferhat Sağlam’ın merakla beklenen yeni kitabı AŞKZADE, Kasım 2016’da raflardaki yerini aldı. “Aşkın hiç bilinmeyen öyküsü” vurgusuyla ve “insan aşk üzeredir” sloganıyla kitap tutkunlarının karşısına çıkan Aşkzade’nin en dikkat çeken yönü, Âdem ile Havva’dan sonraki ilk aşkı betimliyor oluşudur.

askzade-kitapAşkzade, yazılış tarzı itibariyle hikâyeleştirilmiş deneme özelliği taşımaktadır. Bu yönüyle Aşkzade, hem bir olay örgüsü barındırması açısından hem de kurgunun sübjektif anlatıyla birbirini tamamlıyor olması bakımından dikkat çekmektedir. Ancak Aşkzade’nin, ilgi çeken yönleri bununla sınırlı değil. Aşkzade; Âdem ile Havva’dan sonraki ilk aşk ve kavuşma hikâyesini tasvir ediyor olmasıyla da kitapseverlerin dikkatini çekmektedir.

Âdem ile Havva, Yusuf ile Züleyha, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin ve Kerem ile Aslı’nın ardından efsane aşklar literatürüne Hâkim ile Sultan’ı da ekleyen Aşkzade, aşkın farklı bir boyutta yorumlandığı ve duyguların farkındalığına dikkat çeken bir eser olma özelliği taşımaktadır.

İmza Günü

Aşkzade’nin ilk imza günü TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda yapılacak. Aşkzade’yi, Mürsel Ferhat Sağlam’dan imzalı olarak almak isteyen kitapseverler için etkinlik detayları şu şekildedir;

Tarih                : 20 Kasım 2016

Saat                  : 13:00 – 14:00

Salon No         : 4

Stant No         : 4241

Yazarla İletişim;

Facebook       : /MurselSaglam

Twitter           : @MurselSaglam

Instagram       : @MurselSaglam

Aşkzade – Mürsel Ferhat SAĞLAM

Aşkzade I İnsan Aşk ÜzeredirNe eksilttik ne de kattık.

Aşk zaten tamdı.

Bize düşen, bu olgunluğa yakışır eylemlerde bulunmaktı;

Sevmek gibi…

Özlemek gibi…

Kavuşmak gibi…

Gün oldu aşk bir bedende vücuda geldi. Bunu kimse garipsemedi.

Bir kadın bir adamı özledi. Bu da tuhaf değildi.

Bir adam bir kadına sarıldı, işte bu en güzeliydi.

Öyleyse denebilir ki milyarda biri bulup denk getirmek, sevmek sevdirmektir aşk… Karşılıksız olması, birinden kopmadan ötekine ait olmasıdır. Yani ne kendinden vazgeçmektir aşk ne de bir başkasına köle olmaktır.

Tek olmaktır aşk, birlik olmaktır.

(Arka Kapaktan)

Yayın Tarihi 2016-11-07
ISBN 6055095796
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 160
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm

Satın Almak İçin TIKLAYINIZ

Yazar Hakkında | Mürsel Ferhat SAĞLAM

16 Nisan 1989 İstanbul doğumludur. Aslen İskiliplidir. Namık Kemal Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü, Beykent Üniversitesi Tarih Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Ayrıca Beykent Üniversitesi’nde Tarih masterı yapmıştır. Akademik kariyerine Marmara Üniversitesi’nde devam etmektedir. Halkla İlişkiler ve Reklamcılık alanında doktora yapmaktadır. 2012’de kendi dijital ajansı olan Ajans Paradise’ı 2014’te ise popüler edebiyat & sanat blogu Şilep Dergi’yi kurdu. Dijital pazarlama, sosyal medya, dijital marka yönetimi, online itibar yönetimi ve içerik pazarlaması alanlarında şirketlere danışmanlık yapmaktadır. Ayrıca bu ve benzeri konularda üniversite ve belediyelerde konferans ve seminer vermektedir. Roman, hikâye ve deneme türlerinde yayınlanmış eserleri bulunmaktadır. Aşkzade, yazarın yayınlanmış 5. kitabıdır.

Girişimcilere “Değişin ve Dönüşün” Önerisi

Hikayesi Girişim tarafından organize edilen ve Mürsel Ferhat Sağlam’ın konuşmacı olduğu “Girişimcilik” konulu konferansta Mürsel Ferhat Sağlam, büyük çoğunluğu kadın girişimcilerden oluşan topluluğa hitaben; “Değişin ve Dönüşün” önerisinde bulundu.

Girişimci olmak isteyen ve girişimcilere, yol haritası çizmek üzere Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya Yöneticisi ve Yazar Mürsel Ferhat Sağlam, 3 Kasım 2016 Perşembe Hikayesi Girişim’in konuğuydu. Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi Gazanfer Özcan Salonu’nda gerçekleşen konferansta kadın girişimcilere birçok tavsiyede bulunan Mürsel Ferhat Sağlam şu vurguyu yaptı;”duraksadığınız anda değişin ve dönüşün”

Dijital pazarlama & sosyal medya uzmanı ve marka yöneticisi olan Mürsel Ferhat Sağlam, kadın girişimcilere başarılı olmak ve farklılaşmak için markalaşmanın önemli olduğundan ve dijital reklam kampanyalarının geleneksel reklam kampanyalarına oranla maliyet açısından daha uygun ve hedef kitleye ulaşmak bakımından da daha verimli olduğundan bahsetti.

Ayrıca Mürsel Ferhat Sağlam, markalaşma konusunda kendisinden danışmanlık alan girişimlerin başlangıçta yaşadığı problemlerden ve markalaşma sürecini tamamladıktan sonra bu problemleri nasıl aştıklarından da bahsetti.

Mürsel Ferhat Sağlam’ın markalaşma ve dijital reklamlar hakkında anlattıkları katılımcılardan büyük ilgi gördü. Konferansın ardından program, soru – cevap şeklinde devam etti ve girişimciler merak ettikleri konular hakkında Mürsel Ferhat Sağlam’a birçok soru sordu.

Haberin tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Mürsel Ferhat Sağlam, 20 Kasım’da TÜYAP’ta Yeni Kitabını İmzalayacak

Mürsel Ferhat Sağlam’ın, Kasım 2016’da raflardaki yerini alan ve okuyucuyla buluşan son kitabı AŞKZADE’nin ilk imza günü etkinliği 20 Kasım’da, 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda (TÜYAP) gerçekleşecek.

35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, bu yıl 12 – 20 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve fuar boyunca yüzlerce yazar, okuyucularıyla buluşabilecek. Fuar kapsamında imza günü düzenleyecek olan yazarlardan biri olan Mürsel Ferhat Sağlam, 20 Kasım Pazar günü okurlarıyla buluşacak. Saat 13:00’da başlayacak olan imza günü etkinliği 4 nolu salonda ve 4241 numaralı stantta gerçekleşecek.

AZ Kitap, Ahir Zaman Yayınları, Ares Kitap ve kitaplife.com gibi markaları bünyesinde barındıran yayın grubuna ait stantta gerçekleşecek olan imza günü etkinliğine dair detaylar burada yer almaktadır.

Mürsel Ferhat Sağlam’ın 20 Kasım tarihinde TÜYAP’ta yapacağı imza günü etkinliğiyle ilgili anlık bilgi almak için etkinliğin Facebook sayfasını inceleyebilir ve bu sayfa aracılığıyla Mürsel Ferhat Sağlam’a Aşkzade ile alakalı veya imza günü ile ilgili sorularınızı iletebilirsiniz.

Sayfayı görmek için TIKLAYINIZ

AŞKZADE / Mürsel Ferhat SAĞLAM

Ne eksilttik ne de kattık.

Aşk zaten tamdı.

Bize düşen, bu olgunluğa yakışır eylemlerde bulunmaktı;

Sevmek gibi…

Özlemek gibi…

Kavuşmak gibi…

Gün oldu aşk bir bedende vücuda geldi. Bunu kimse garipsemedi.

Bir kadın bir adamı özledi. Bu da tuhaf değildi.

Bir adam bir kadına sarıldı, işte bu en güzeliydi.

Öyleyse denebilir ki milyarda biri bulup denk getirmek, sevmek sevdirmektir aşk… Karşılıksız olması, birinden kopmadan ötekine ait olmasıdır. Yani ne kendinden vazgeçmektir aşk ne de bir başkasına köle olmaktır.

Tek olmaktır aşk, birlik olmaktır.

(Arka Kapaktan) 

AŞKZADE’yi sipariş etmek için TIKLAYINIZ

Girişimcilik Konferansına Davetlisiniz

Mürsel Ferhat Sağlam, Hikayesi Girişim tarafından düzenlenen etkinlikte girişimcilik temalı konferans verecek. 

Ajans Paradise Genel Müdürü ve Dijital Pazarlama & Sosyal Medya Uzmanı Mürsel Ferhat Sağlam, Hikayesi Girişim tarafından organize edilen “Girişimcilik” temalı konferansta konuşma yapacak. 3 Kasım 2016 Perşembe günü saat 14:00’da başlayacak olan etkinlikte Mürsel Ferhat Sağlam, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak girişimcilere ve girişimci adaylarına neler yapmaları ve yapmamaları gerektiğine dair bir takım tavsiyelerde bulunacak. Girişimcilik konferansı hakkında detaylı bilgiye aşağıda yer alan afişten ulaşabilirsiniz. Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi Gazanfer Özcan Salonu’nda gerçekleştirilecek olan konferansa katılım ücretsiz fakat girişimcilik konferansına katılmak için kayıt yaptırmanız gerekmektedir.

Kayıt için; iletisim@hikayesigirisim.com 

Girişimcilik Konferansına Davetlisiniz

 

Mürsel Ferhat Sağlam’ın Aşkzade Kitabından 10 Alıntı

Mürsel Ferhat Sağlam’ın, Kasım 2016’da raflardaki yerini alacak olan AŞKZADE ismini taşıyan yeni kitabı merakla beklenirken şimdiden sosyal medyada Aşkzade ile ilgili paylaşımlar yapılmaya başlandı. Aşkzade’nin resmî Twitter, Facebook ve Instagram hesabından yapılan paylaşımların yanı sıra Mürsel Ferhat Sağlam’ın kişisel Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest, Tumblr ve Google Plus sayfalarından yaptığı Aşkzade alıntıları okuyucuların büyük beğenisini topladı. Aşkzade’nin piyasaya çıkmasına az bir zaman kala AŞKZADE alıntılarından oluşan bu içeriği siz değerli Şilep Dergi okuyucuları için derledik. 

1) Ne eksilttik ne de kattık. Aşk zaten tamdı. Bize düşen bu olgunluğa yakışır eylemlerde bulunmaktı. Sevmek gibi, özlemek gibi, kavuşmak gibi… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

2) Ve aşk, arının bir çiçekten aldığı tozu diğerine atmasındaki şevkteydi. Yani aşk nizamın ve karışıklığın sözlükteki anlamıydı… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam3) Tek olmaktır aşk, birlik olmaktır. “Ben” veya “Sen” yoktur “aşk”ın kitabında… Sadece “biz” vardır… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

4) Çam ağacının sivri yaprağı kadar acıtıyordu ayrılık…
Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

5) Kaçımızın cesareti var ki aşka meydan okumaya? Hangimiz canını sokakta buldu ki böyle bir cenge girişsin… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

6) Yelkenine güç verecek bir tutam rüzgardan dahi mahrumdu aşk… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

7) İnsan işine gelmediğinde vicdanını devre dışı bırakabilmektedir. Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

8) Yaşam, şu soluk alıp verişimizin manasını anlayabildiğimiz an başlayan şükürlük hadise… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

9) Hikayenin aslına dönelim. Aşkta kalmıştık. Zaten hangimiz onda bekleme yapmadan ömrün manasını anlayabildi ki?…Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

10) İsyandan, meraktan, masumiyetten, yalnızlıktan, arayıştan ve aşktan arta kalanlardır insan… Aşkzade - Mürsel Ferhat Sağlam

Sistemi Anlatan Güncel Bir Destan; Açlık Oyunları

Belirli aralıklarla piyasaya, sanatın herhangi bir dalında iddialı olan bazı kişiler çıkarak; devlete, ekonomiye, ideolojilere, dine, insan ilişkilerine dil uzatır. Bunların yakından takip etmenizi öneriyorum çok kısa zaman sonra bahsettiğim bu şahısların şöhreti iki katına çıkar. 

Evet, çünkü bu ülkede sataşma kültürü hakimdir. Birilerine sataşır birkaç beylik laf edersen sen de ünlü olursun. Sanatçının sanatı, polemik oranıyla ölçüldüğü müddetçe bu ülkenin ilerlemesi mümkün değildir. Üstelik sözde halkı düşünen ve sözde sanatçı kişiliğe sahip bazı muhalifler, “sistem”in kendini aklamak için kiraladığı halk kütlesidir. Yok, hayır yanlış yazmadım. Bunlar düpedüz halk kütlesidir. Bir de bu kütlenin eli kalem tutan kadrolu yazarları vardır. Gayet mütevazı yaşadıklarını sandığımız fakat baştan ayağı marjinal takılan bu insanların o kütleyi gaza getirmek için biz halktan tarafız demesi hazindir.

Açlık Oyunları serisinin ana teması yukarıda bahsettiğim şahsı muhteremlerin sistemi eleştirmek adına düştükleri komik durumu anımsatıyor. Tek belirgin fark Açlık Oyunları’nda bu “İŞ” daha profesyonelce beceriliyor.

Açlık Oyunları serisi hakkında birçok kitap satış sitesinde çeşitli yorumlar yapılmış… Yorumlara bakılırsa bu seriyi okumamak, kendini kitapsever olarak tanımlayan birisi için on kusur hareket içerisindedir.

Açlık Oyunları’ndaki sistemi ele alırsak dünyadaki tüketim çılgınlığı oldukça fantastik bir üslupla eleştirilmiş. Konunun dramatize edilişi ve sisteme meydan okuyan karakterlerin aç susuz ve sıska birer kahramanı andırması sizce de çok trajik değil mi?

Utanmasak oturup ağlayacağız.

Nedir o Capitol’ün zulmü öyle değil mi? Zengin, elit, üst düzey insanların keyifli vakit geçirmesi için düşkün, fakir, güçsüz halkın şempanzelik yapması şart koşuluyor…

İnsan bu seriyi kendince bir iç muhasebeyle okursa yararlı olacağı düşüncesindeyim. Mesela bu seri bize “futbol” sektörünün ne kadar akla ziyan faaliyet olduğunu kanıtlıyor. Mesela bu kitap bize tonlarca para ödediğimiz “marka”ların tehlikesinden bahsediyor. Mesela bu kitap bize zenginler bir defa -bazen hiç- fakirler ise onlarca kez kendini kanıtlamalıdır diyor. Mesela bu kitap medyanın bize her gün, her saat, her sabah ve her akşam gerçekleri değil gerçek zannetmemizi istedikleri şeyleri aktardığını anlatıyor. Mesela bu kitap bize devletlerin ve milletlerin tek elden yönetildiği gerçeğini fısıldıyor.

Eğer yukarıdaki öğelerin üstünü renkli kalemle çizip elinizi çenenize dayayarak ben ne yapıyorum demiyorsanız bir değil elli tane Açlık Oyunları serisi okusanız da bir anlamı olmaz. Zira her hafta sonu apar topar stadyumlara koşan yüz binlerce insan, 90 dakika boyunca hop oturup hop kalkıyorsa, müsabaka biter bitmez taşa sopaya sarılıyorsa ve bir de olmuş bitmiş şeyleri tartışan yorumcuları, ağızlarını bir karış açık dinliyorsa Suzanne Collıns’in elinden bir şey gelmez.

Gelir dağılımı dengelenmediği ve marka çılgınlığı yok edilmediği müddetçe kırk tane Suzanne Collıns bir araya gelip her gün yeni bir Açlık Oyunları serisi yazsa da nafile…

Okuduğunu ince eleyip sık dokuyan bilinçli bir neslin oluşmasını diliyor ve kitabın genel özelliklerini aktarmak için kolları sıvıyorum.

İlk kitap, ikinci kitap, üçüncü kitap diye tek tek ayırmayacağım. Zaten tüm kitapların ortak özelliği kapak tasarımlarındaki vurucu ambiyanstır. Şahsen ben tasarımı düşünen, geliştiren, meydana getiren grafikeri tebrik etmek istiyorum.

Artık kapağı çevirelim ve birazcıkta içerik hakkında konuşalım. Önce şunu söylemek istiyorum ki konu bütünlüğü sağlanmış. Üç kitapta da toplumları köleleştiren görünmez canavar cesurca ifşa edilmiş.

Cebindeki parayı sistemi yüceltmek uğruna harcayan beyni çeşitli bilinçaltı mesajlarla yıkanmış bireylerin aynı zamanda potansiyel bir süper kahraman olduğunu vurgulayan bu seride, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve medyadaki yandaş tavrın önüne geçilmezse ileride hepimizin Açlık Oyunları’nda birer yarışmacı olacağı anlatılıyor.

Umarım Suzanne Collıns sistemin emri doğrultusunda değil de kendi duygu ve düşünceleriyle bu seriyi yazmıştır…

♦ Mürsel Ferhat SAĞLAM

Mürsel Ferhat Sağlam Okurlarına Müjde

Mürsel Ferhat Sağlam okurlarına müjde niteliği taşıyan bir haberi Şilep Dergi takipçileriyle paylaşmak istedik. Mürsel Ferhat Sağlam’ın yeni kitabı “Aşkzade”, 2016 Kasım’da raflardaki yerini alacak.

Mürsel Ferhat Sağlam Okurlarına MüjdeYazar Mürsel Ferhat Sağlam’ın son kitabı Aşkzade, Kasım’da okuyucusuyla buluşacak.

Aşkzade birçok yönden okuyucuyu kendine bağlayacak bir eser gibi görünüyor. Adem ile Havva’dan sonraki ilk aşk hikayesinin tasvir edildiği, karşıt duyguların ve iyi ile kötü kavramlarının işlendiği kitapta insan ruhunun derinliklerine inen betimlemeler olduğu, kitabın arka kapak yazısından belli oluyor.

Mürsel Ferhat Sağlam birçok alanda ve türde kalem oynatabilen kısacası birçok disiplini özümsemiş ve bu disiplinleri ortak bir paydada buluşturabilmiş çok yönlü bir yazar olması nedeniyle, Aşkzade’nin sürprizler barındıran bir eser olduğu muhakkak.

Kitabın kapağında yer alan ve kitabı özetleyen bir manşet olarak nitelendirebileceğimiz “İnsan Aşk Üzeredir” sloganı, aslında Aşkzade’yi okumak için başlı başına bir sebep olarak karşımıza çıkıyor.

Aşkzade, Kasım’da çıkacak olmasına karşın sosyal medyada şimdiden kitaba dair yorumlar ve kitaptaki cümle ve paragraflar Mürsel Ferhat Sağlam tarafından paylaşılıyor.

Mürsel Ferhat Sağlam sosyal medyada geniş takipçi kitlesine sahip bir yazar. Siz de Mürsel Ferhat Sağlam’ı sosyal medyada takip etmek ve kendisiyle iletişim kurmak isterseniz aşağıdaki bağlantıları kullanabilir veya paylaşımlarınızda #MürselFerhatSağlam – #Aşkzade etiketlerini kullanabilirsiniz.

FacebookTwitterInstagramGoogle+ – Pinterest

Dijital Pazarlama Uzmanı ve Yazar Mürsel Ferhat Sağlam Gazete Hamburg’ta

Dijital pazarlama uzmanı ve yazar Mürsel Ferhat Sağlam, markaların dijital pazarlama ve sosyal medya tutumunu değerlendirdi.

Gazete Hamburg‘da yayınlanan röportajda Mürsel Ferhat Sağlam, “dijitalde sınıfta kalan markalar var” diyerek dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi konusunda markaların bazı problemler yaşadığını, buna bağlı olarak stratejik ve uzun vadeli planlar yapamayan markaların marka değerlerini koruyamadıklarını ve hatta zamanla bu markaların, unutulduğunu vurguladı.

Dijital mecraların her geçen gün popüler olduğu, her an yeni bir sosyal ağın hayatımıza girdiği ve sosyal medya sayesinde şöhreti yakalayan insanların olduğu göz önüne alınırsa, markaların dijitalde varlık göstermeleri Mürsel Ferhat Sağlam’a göre lüks değil mecburiyettir.

Röportajın devamında markaların dijital mecralarda yer almamasının nedenlerine değinen Mürsel Ferhat Sağlam, her “dijital pazarlama uzmanıyım” diyenin aslında öyle olmadığını, son birkaç yılda trend halini alan dijital pazarlama ve sosyal medya uzmanlığı mesleğinin suistimale açık olduğunu belirtti.

Bu ve benzeri nedenlerle firmaların bir dijital pazarlama ve sosyal medya yöneticisiyle antlaşmadan evvel bu kişilerin en azından sosyal medyayı nasıl kullandıklarına bakmalarını tavsiye ediyor.

Röportajın detaylarına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Mürsel Ferhat Sağlam’ın En Çok Paylaşılan 14 Sözü

Mürsel Ferhat Sağlam’ın öykü ve romanlarında geçen güzel cümleleri ve sosyal medyada takipçileri için paylaştığı sözleri görsele döküp sizlere sunmak istedik. Bu sözler tam da Whatsapp’ta sevgiliye göndermelik, Facebook’ta hoşlandığınız kişiye mesaj vermelik. O yüzden bu sözler telefonunuzun bir köşesinde bulunsun, bizden söylemesi:-)   

Mürsel Ferhat Sağlam’ın En Çok Paylaşılan 14 Sözünü sizler için hazırladık, derledik.

İyi okumalar, bol paylaşımlar

1- Hikâyenin aslına dönelim. Aşkta kalmıştık. Zaten hangimiz onda bekleme yapmadan ömrün manasını anlayabildi ki?Mürsel Ferhat Sağlam

 2-Ömür dediğimiz şey biraz da yaşanmış ve yaşanacak olan hüzünlerin toplamı değil midir?

35

3- Bir zamanlar uzaklığın değeri aşk ile anlatılabiliyordu. İnsanlar birbirine daima bir aşk mesafesi uzakta olurdu.
51

4-Hani bir dehlizden güneşe çıkınca insanın gözleri yoğun ışık yüzünden kararır ya, işte öyle bir etkisi vardır ayrılığın… 61

5- İnsan psikolojisi, belirsizlik dışında her şeyi göğüslemeye müsaittir.

73

6-Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masalların hiçbirinde ayrılık yoktur…

80

7- Kadın yüreği ihtimalleri sevmiyor. Ya olacak ya da olmayacak… Hep ya da hiç. Arası yoktur kadın için…

82

8- Aşk beni yalnızlığa hapsolmaktan kurtarmıştı. Anladım ki aşk tüm esaretlere bedelmiş

91

9- “merhaba”dan sonra “hoşça kal”dan evveldir aşk…

109

10- iyilerin her zaman kazanacağına dair inanca sadık olmaktır huzur…

12768340_10154629321146038_6482101919541204292_o

11- “Keşke”; her an her şeyden şikâyet eden kronik mükemmeliyetçilerin sürekli dile getirdikleri bir sözcüktür. Çünkü genelde hedefe ulaşmakta sorun yaşarlar
12823307_10154627969111038_3113678040515342896_o

12- Sükunet kimi zaman, binlerce sözcüğün yapamadığını yapar…
13041321_10154815036436038_3118671646247474884_o

13- Şairler kavuşamadıkları sevgili için harflerden bir ordu kurup onu şiir diye yazar. Kavuşunca şiir biter, sözler tükenir. Şairin nefesiyle eğip büktüğü kelimeler, şiir yazmak için harcadığı vakit ve eli nasırlanıncaya kadar yazmasının sevgiliyle ilgili olduğu düşünülürse vuslat, bir şair için mesainin bitmesi demektir

13122809_10154826965121038_4157098342362098467_o

14- Mutluluğun tek bir tanımı ufak bir anlamı yoktur. Bunun nedeni her insanın bir âlem oluşuyla ilgilidir. Her insan kendi mutluluk tanımını yapmakla mükelleftir. Kimine göre aşktır kimine göre küçük bir tebessümdür mutluluk13116045_10154832240311038_8231072266965496979_o

Mürsel Ferhat Sağlam’ı sosyal medyada takip etmek ve paylaşımlarını anlık olarak takip etmek isterseniz Facebook, Twitter ve Instagram‘da kendisine ulaşabilirsiniz.

Mürsel Ferhat Sağlam’dan HPort’a Röportaj

Reklamcı – yazar Mürsel Ferhat Sağlam’dan HPort’a Röportaj

Ajans Paradise’ın kurucusu ve sahibi Mürsel Ferhat Sağlam,  hport.com.tr‘ye verdiği röportajda yerli markaların sosyal medyayı nasıl kullanması gerektiğine ve dijital PR’ın olmazsa olmazlarına değindi.  Sanatçılara ve kurumsal markalara dijital PR, dijital marka yönetimi, sosyal medya danışmanlığı ve görsel / yazılı kreatif içerik üretimi konularında danışmanlık veren Mürsel Ferhat Sağlam, aynı zamanda çeşitli konseptlerde içerik yayınlayan dijital portalların da kurucusu olarak medya ve reklam sektöründe emin adımlarla ilerliyor. HPort sitesinde yayınlanan röportajda dijital reklamcılık, sosyal medya ve yeni nesil medya konu başlıkları etrafında sektörün durumu tatlı bir sohbet havasında değerlendirilmiş.

Buraya tıklayarak Mürsel Ferhat Sağlam’ın HPort’a anlattıklarını okuyabilir ve sektör hakkında merak ettiklerinize ulaşabilirsiniz. Reklamcı – yazar Mürsel Ferhat Sağlam ile iletişime geçmek için Facebook, Twitter, Instagram, G+, Pinterest gibi mecraları kullanabilir veya ajansparadise.net üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Türkiye Kitap Okuyor mu?

“Türkiye Kitap Okuyor mu?” diye sorulduğunda cevap bellidir. Hiç tereddütsüz “HAYIR” sözü çıkar ağızlardan. Üstelik “hayır” diyenlerin %23’ü gerçekten hiç kitap okumuyor. Buna ne demeli? Pişkinlik mi yoksa gerçeğin dile gelmesi mi? Belki bu da ankete dökülebilir fakat önce nereden çıktı bu %23 ve niye okumama oranımız bu kadar yukarıda onu konuşalım isterseniz.

Türkiye Kitap Okuyor mu?Ülkemizde çok sık tartışılan, her seçim sonrası “halk gerçekleri araştırmıyor!” diye yaygara kopartılmasına sebep olan, sokak röportajlarında basit sorulara güldüren cevapların nedeni sayılabilecek tartışmasız bir gerçek var; Türkiye kitap okumuyor.

Evet bunu biliyoruz. Eyvallah.

Çözüm üretiyor muyuz?

HAYIR.

Bunun birçok “çünkü”sü vardır muhakkak benim aklıma ilk gelenler bunlar;

Çünkü teknolojik gelişmeler, Z kuşağı olarak adlandırılan neslin görsel hafızasını kuvvetlendirirken eğitim sistemimiz ve yayıncılık anlayışımız hala 1900’lerin trendine uygun hareket ediyor.

Çünkü yıl 2016 ve hala bizler liseye giriş sınavlarını iyileştirmeyi ve üniversiteye yerleştirme sınavlarını değiştirmeyi konuşuyoruz.

Çünkü bizler biliyoruz ki sınavı istediği gibi geçmediği için intihar eden ortaokul öğrenci(ler)i var.

Çünkü edebiyatımızın sınırları belirsiz ve bizler hala akademik eserlere hala tonlarca ücret ödüyoruz.*

(*Yeri gelmişken bir parantez açıp bu konuya değinmek istedim. Avrupa ülkelerinde kitabı çıkan her yazarı devlet maddi olarak destekliyor. Türkiye’de herkesin kendini şair zannetmesi ve türlü dolandırıcılıklarla deyim yerindeyse “merdiven altı” yayıncılık yapan sahtekar yayınevleri sebebiyle Türkiye’de o sistem ol(a)maz. Evet bu ve benzeri sebeplerle devlet belki her kitaba destek sağlayamaz (sağlamamalıdır da) lakin en azından akademik araştırmaların ve eserlerin herkesçe okunmasının önünü açacak bir sistem hazırlanmalıdır. Akademik çalışmaların çoğunluğunun ulaşılamaz olması saçmalıktan başka bir şey değil.)

Diğer bir saçmalıksa ülkemizdeki kütüphane yetersizliği. Var olan kütüphanelerde ise sağlam bir altyapı yok. Geçenlerde bir arkadaşım anlattı. İstanbul’daki en büyük kütüphanelerden birinden emanet bir kitap alıyor. Kitabın iade süresi epey gecikiyor. Arkadaşım, herhangi bir cezasının olup olmayacağını bilmeden ama biraz da tedirgin bir şekilde kitabı gecikmeli olarak kütüphaneye geri götürüyor. Aldığı cevap ironik. Kütüphane görevlisi diyor ki: “bu kitap sizde olmamalı çünkü kütüphanede gözüküyor.”

Durumumuz bundan ibaret. Komiğiz ve kaybediyoruz… Sığ tartışmalar, “üreten” beyin yetiştir(e)meyen öğretmenler ve en önemlisi de birey olmayı engelleyen ezberci eğitim sistemi kaybetmemizin başlıca sebepleri olarak sayılabilir. Einstein diyor ki herhangi bir kitapta rahatlıkla ulaşabileceğim bir bilgiyi ezberimde tutmaya uğraşmam… Peki, bizler niçin eğitim süresi boyunca her şeyi ezberlemeye çalışıyoruz?

Bir şeyleri değiştirelim.

Örneğin “düzenli” kitap okuyalım.

Satış oranlarını bandrolle ölçüldüğü bir Türkiye’deyiz. Biz bu oranı kütüphanemizdeki kitapların sayısınca yükseltelim. Yani artık bir şeyler değişsin.

Aslında bu içeriği yazmamın bir nedeni var. Geçenlerde Poltio’da bir anket yaptım. Ankete BURADAN ulaşabilirsiniz. Anket sonuçları üzücü. Yaklaşık 1.000 kişinin katıldığı bu hazin tablonun oluşmasında hepimizin payı var. Örneğin ankete katılanların sadece %24’ü düzenli kitap okuyor. Geri kalanlar ise tabiri caizse ayda yılda bir kitap okuyan veya hiç okumayan kişiler…

Ne dersiniz sahiden de bir şeyleri değiştirmenin vakti gelmemiş mi?

Mürsel Ferhat SAĞLAM 

Twitter’ın En Sevilen 10 Yazarından Aşka Dair Sözler

Sosyal medyanın gelişmesiyle beraber şair ve yazarların okurlarıyla buluşmasının alternatifleri arttı. Twitter bu alternatiflerden sadece bir tanesi fakat en popüleri olma özelliği taşıyor. Bu yazımızda Twitter’ın en sevilen 10 yazarını sizlerle paylaşmak istedik. Bu içeriği hazırlarken her yazarın birbirinden güzel sözleri arasından 1 tanesini seçtik ve sizler için derledik. 🙂 Şilep Dergi’yi Twitter’da takip etmek isterseniz BURAYA tıklayın.

Keyifli okumalar dileriz

1)

2)

3)

4)

5)

6)

7)

8)

9)

10)

Raygan – Mürsel Ferhat SAĞLAM

“Adım Evra ve ben Orta  Doğu’nun kolu kesikler ırkına mensubum. Ben bir hırsızım!”

Raygan KitapŞah İsmail’in ülkesi, masallar diyarı İran’dan, işlediği adi suç nedeniyle âşıklar ve şairler kenti İstanbul’a kaçmak zorunda kalan İsfahanlı güzel bir kadın ve dünyayı maddeden ibaret zannederek günübirlik tatminlerle ömrünü sürdüren varlıklı genç bir adam…

Hesapta olmayan acı sürprizler nedeniyle yaşamı sorgulayan insanlar…

Umulmadık bir olayla kaderleri kesişen ve ayrı dünyaların insanı olan Evra ile Timuçin, kendilerini bir tehlikenin tam ortasında bulur.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Çünkü artık hiç kimse yalnız değildir.

Yayın Yılı: 01. 07. 2014

Baskı Sayısı: 1. Baskı

Sayfa Sayısı: 170

Cilt Tipi: Karton Kapak

Tür: Roman

NOT: Mürsel Ferhat Sağlam‘ın Raygan ve diğer tüm kitaplarını imzalı olarak satın almak için TIKLAYINIZ

Mürsel Ferhat Sağlam’ın Poetik Haber’e Verdiği Röportaj

“Bir Yığın Edebiyat” sloganıyla yola koyulan Şilep Dergisi’ne ilk sorumuz elbette dergi isminin nereden geldiğini sormak olacaktı. Gördük ki bu sorunun sorulacağını düşünerek zaten “bize dair” başlığı altında güzel bir şekilde açıklamışlar. Bu zarif cevabı öncelikle vererek söyleşimize başlayalım.

… şunu biliyoruz ki göz önünde olmak, takip edilmek veya hatırlanmak için akılcı hamleler yapmak şart. Dergiye “ŞİLEP” adını vermemizin asıl amacı bu değil elbet, fakat niye ŞİLEP? veya nedir ŞİLEP? diyenlere tek yanıtımız şu; dergiye ŞİLEP dememizin fazlasıyla hissî bir nedeni var. Sözlüklerde şilep, yük gemisi anlamına gelmektedir. Ancak Anadolu insanı için şilep’in daha güzel bir anlamı vardır. Şilep’in Anadolu’daki manası, tatlı lekesidir. İster edebiyatı bütün ağırlığıyla yüklendiğimizi farz edin, ister dikkat çekmek için bu adı kullandığımızı düşünün, ama biz Anadolu’ya kulak verdik. Kısacası ŞİLEP, okuyucusunun gönlünde bir tatlı lekesi olmak için doğdu.

Hâlihazırda birçok matbu derginin de sanal ortamda vücut bulduğunu göz önünde bulundurursak çevrimiçi yayımlanan Şilep’in okuyucuya sunabileceği en önemli farklılık nedir?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Bizim hedefimiz “Türkiye’nin en sosyal edebiyat dergisi” olmaktır. Sloganımız da bu hedefe uygun bir tümceden oluşuyor; “bir yığın edebiyat” Evet, bizim yegâne amacımız sosyal olmak ve bunu yaparken de edebiyatın tüm ağırlığını sırtlamaktır. Zira 2004’ten bu yana sosyal medya denilen bir dünya hayatımızın merkezine yerleşti öyleyse bu mecranın nimetlerinden faydalanmamak hata olur.  Türkiye’deki bazı isim yapmış edebiyat dergileri bugün ekonomik ve sosyolojik nedenlerle ancak 300 adet baskı yapıyorsa, kimi edebiyat dergileri kuyruğu dik tutuyor gibi görünüp ama batmak üzereyse bunda okuyucuyu yakalayamamanın çok büyük bir etkisi var. Şilep Dergi Ağustos’ta 7. Sayısını yayınladı. Okunma oranımız aylık ortalama 4 bin. Bu tiraj sizce de sosyal olmanın ve herkesi kucaklamanın bir ürünü değil mi?

Matbu yayının elle tutulabilir olmasından kaynaklı doğal somut etkiyi Şilep, hangi argümanlarla aşmayı planlıyor?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Ben her ay basılan ama kaç kişinin okuduğu hiçbir istatistik veriyle ölçülemeyen bir yayın için zamanımı, paramı ve emeğimi harcamayı yararlı görmüyorum. Üstelik dergiler artık dijital matbaada derginin Mürsel Ferhat Sağlam - FOTO 1abone sayısınca üretiliyor. Ne bir fazla ne bir eksik. Örneğin 100 abonesi olan bir dergi 1000 basmıyor, basamıyor. Ama 100 kişinin okuyacağı dergiyi üretmekle 10 bin kişinin okuyacağı dergiyi üretmek arasında emek açısından hiçbir fark yok. Anlatmak istediğim şu, matbu yayının hele ki edebiyat içerikli matbu yayının satışı ve okunması dijital çağ olarak adlandırdığımız bu dönemde çok zor. Derginin çok özel bir alıcı kitlesi, bunun içinse bir albenisi olmalıdır. Ben basılı dergi hazırlayıp ama bunu okuyucuya ulaştıramıyorsam dergide yazan arkadaşlarımı kandırmış olurum. Çünkü her yazar, yazdığı içeriğin okunmasını ümit ederek kalemi eline alır. O yüzden Şilep Dergi’nin ölçülebilir değerler sunması, istatistiksel analiz olanağı sağlaması, hangi yazının daha çok okunduğunu ve beğenildiğini çeşitli argümanlarla tartabilmesi matbu yayının somut olmasından kaynaklı sempatisinin önüne geçiyor diyebilirim.

Bahsettiğiniz “liberal sanat” diğer deyişinizle “hepimize göre sanat” tabirini bizim için biraz açabilir misiniz?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Bugün edebiyat dergiciliğinde en büyük sorun çekirdek kadro diye adlandırılan ve derginin fikriyle paralel içerikler üreten yazarların varlığıdır. Aslında edebiyat dergiciliğini tüketen ana esaslardan biri budur. Siz ne kadar iyi yazarsanız yazın, dergiye kendinizi kabul ettiremiyorsunuz. Eğer yazınızın yayınlanmasını istiyorsanız, derginin editörleri gibi düşünmek, editörlerin okuduğu kitapları okumak ve derginin temelini oluşturan çekirdek kadro yazarlarından biriyle iletişime geçmek zorundasınız. Bir de bazı dergiler, dergiye abone olmanız şartıyla yazınızı kabul ediyorlar. Bu arada böyle rahat ve net konuşmamın sebebi birçok derginin ve yayınevinin mutfağında çalışmış olmamdır.  J Şilep Dergi’de bunlar yok. Siyasi ve hakaret içerikli olmadığı müddetçe şiir, deneme, öykü, edebiyat eleştirisi yazabilirsiniz. Kırmızı çizgilerimiz elbet var. Ama bunları başına buyruk editörler değil Şilep Dergi’nin sahip olduğu vizyon belirliyor. Bunun yanı sıra çekirdek kadromuz yok. İyi yazan herkes Şilep Dergi’de öne çıkabilir. Kısacası Şilep Dergi, yazarlarına en iyi olmak için yarışma imkânı ve popüler olma yolunu açıyor.

Yayın hayatına yeni sayılabilecek bir zaman diliminde başlamış olmanıza rağmen pek çok yazarınız var. Yazar ve yazı değerlendirmesinde ne gibi kriterleriniz var? Şilep, yazma konusunda hevesli herkese açık bir dergi midir?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Biz gönüllü bir projenin içindeyiz. O nedenle ki Şilep Dergi’de yazmanın ilk koşulu yazma eylemine ciddi anlamda gönül vermiş olmaktır. Şilep Dergi, yazarlığını sürdürmek veya yazarlığını geliştirmek isteyen herkese açıktır. Bir defa yazayım, yazım her platformda yayınlansın Google aramalarında ismim çıksın mantığıyla yazanlar bizim misyonumuza uymuyor.  Az önce belirttiğim gibi bizim de kırmızı çizgilerimiz var. Siyasi içerik istemiyoruz. Bu bir edebiyat dergisi ve kimseyi edebiyat üzerinden vurmaya lüzum yok. Bunun dışında örneğin şiir konusunda ise çok keskin olamıyoruz. Şiir fazlasıyla sübjektif bir tür. Bana göre çok güzel olabilir ama aynı şiir sizde benzer etkiyi yapmayabilir. Bunun dışında deneme, öykü ve özellikle edebiyat eleştirilerinde daha dikkatliyiz. Kaliteye, imlaya, anlatıma, kurguya çok dikkat ediyoruz. Gözümüzden kaçıyordur elbet zira 70 civarı yazarımız var ve her geçen gün yeni yazar başvuruları yeni yazılar geliyor. Yeni sayıyı yetiştirmek adına editörlerimiz hataları görmeyebiliyor. Böyle bir durumda ise okuyucudan uyarı gelirse anında düzeltme yapıyoruz.

Tatlı lekesi olarak Şilep dergisi okurlardan ne gibi dönüşler alıyor? Buradan yola çıkarak halkın okumaya karşı tutumu hakkında değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Başlarda derginin (web sitemizin) tasarımıyla ilgili güzel yorumlar alıyorduk. Siteye girince ne nerede rahatlıkla bulabiliyoruz diyenler ve bize bunun için bile teşekkür edenler çoğunluktaydı.  Sonraları sosyal medyadaki gücümüz çok dikkat çekmişti. Öne çıkanlar köşemizle ilgili çok güzel yorumlar aldık. Şunu itiraf etmek isterim, Şilep Dergi’ye baştan beri beklentimin üzerinde bir ilgi oldu. Umarım bu devam eder. Halkın okumaya karşı tutumu ise çok iyi bir seviyede. Aylık ortalama 4 bin kişi Şilep Dergi’yi okuyor.  Şu bir gerçek ki okuyucu güzel içeriğe sahip çıkıyor. Okumakla kalmıyor, yazıyı paylaşıyor çevresine öneriyor. Bunların yanında dergiyi her ay takip ediyor, yeni sayıyı bekliyor. Bir dergi için -daha da daraltalım- bir yazar için bundan önemli ne olabilir ki…

Ağırlık verdiğiniz, özel bir yeri var dediğiniz bir edebi tür var mıdır?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Benim için eleştiri türünün ayrı bir yeri var. Kitap tahlil ve eleştirileri ile edebiyata ve yayın sektörüne dair eleştirileri yazmak ve okurken büyük keyif alıyorum. Ne yazık ki eleştiri türünde yazan arkadaşlarımızın sayısı çok az. Yeri gelmişken sizin vesilenizle bir çağrıda bulunayım. Şilep Dergi eleştirmenlerini arıyor. J

Hareketli bir platform olarak Şilep kadrosunun başka projeleri var mıdır?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Evet, var. Basılı dergiciliği çok eleştirdim ama sanmayın ki gereksiz görüyorum. Ayrıcalığı olan ve daha evvel denenmemiş bir projemiz var, kısmet olursa Ocak veya Şubat 2015’te hayata geçireceğiz. Ekim ayında web sitemizde bir takım ufak eklemeler olacak. Ve yine 2015’te Türkiye çapında büyük bir yarışma organize edeceğiz.

Son olarak size gelen edebi metinlerden edindiğiniz izlenimleri ele alırsak bizler için özellikle takip edilmesini önerdiğiniz yazarlarınızdan bahseder misiniz?

Mürsel Ferhat SAĞLAM: Okuyucularımızdan, röportajlarımızı mutlaka takip etmelerini öneriyorum. Eleştiri köşemiz de kesinlikle takip edilmeli. Beğendiğim yazıları ve ayın en çok okunan yazısını Twitter hesabımdan paylaşıyorum. Onun dışında beğendiğim kalemler elbette var.

Röportajın tamamını Poetik Haber‘de okumak için tıklayınız

Mürsel Ferhat SAĞLAM

16 Nisan 1989 İstanbul doğumludur. Aslen İskiliplidir. Ajans Paradise’ın kurucusu ve genel müdürüdür. Dijital pazarlama & sosyal medya ve marka yönetimi alanlarında kişi ve markalara danışmanlık yapmaktadır. Reklam, iletişim, pazarlama, yeni medya, marka yönetimi, dijital pazarlama, sosyal medya, itibar yönetimi, kreatif içerik, dijital marka yönetimi ve girişimcilik konularında belediyelerde, işletmelerde ve üniversitelerde konferans ve eğitimler vermektedir. Ayrıca bu konularda yazdığı makaleler çeşitli dergilerde yayınlanmaktadır. Ajans Paradise dışında diğer girişimi ise Şilep Dergi’dir. Ayrıca İndigo Dergisi, Pazarlamasyon düzenli olarak makaleleri yayınlanmaktadır. Bunlar dışında dönem dönem konuk yazar olarak yer aldığı ulusal ve uluslararası dergiler bulunmaktadır.

Eğitim Kariyeri

Namık Kemal Üniversitesi – Halkla İlişkiler Bölümü

Beykent Üniversitesi – Tarih Bölümü

Anadolu Üniversitesi – İşletme Bölümü

Beykent Üniversitesi – Tarih (Yüksek Lisans)

Marmara Üniversitesi – Halkla İlişkiler ve Reklamcılık (Doktora)

Yayınlanmış Eserleri

Günübirlik Sonsuzluk (Hikaye – Şubat 2011)

Var Say (Psikolojik Roman – Kasım 2013)

Raygan (Roman – Temmuz 2014)

Aşkzade (Hikaye – 2016)

Değer – I (Edebiyat İncelemeleri – 2016)

Değer -II (Kitap İncelemeleri – 2017)

Değer – III (Kültür Sanat İncelemeleri – 2017)

Değer – IV (Röportajlar – 2017)

Reklam ve İletişim

Röportaj teklifleri için veya dergi, blog, gazetenizde yayınlanmak üzere dijital pazarlama, sosyal medya, marka yönetimi, girişimcilik, iletişim, reklam, dijital marka yönetimi, itibar yönetimi  vs. konularında uzman görüşü almak için Mürsel Ferhat Sağlam’a iletisim@silepdergi.com ve sosyal medya aracılığıyla ulaşabilir veya www.murselferhatsaglam.com‘u ziyaret edebilirsiniz.