Edebiyat Veya Kitap İhraç Etmek

30 Aralık 2017
18 Paylaş 337 Görüntüleme

Allah’ın, insanoğluna ilk emri olan “ikra”yı yazılarıma sık sık konu ederim. “İkra” tek başına gerçekten de çok özel ve geniş bir anlam taşıyor. Eğer İslam toplumu “ikra”yı iyi anlamış olsaydı belki de bugün çok farklı bir dünyada yaşıyor olurduk. Endülüs’ün “ikra”yı idrak ettiği dönemle “ikra”dan şaştığı dönem karşılaştırılırsa sanırım demek istediğim daha iyi anlaşılır.

İkra her şeyden evvel Müslümanların ortak değeridir. Nasıl olmasın ki? İkra, Allah’ın, inananlara ilk emridir. Bu kutsalı nedense hep ihmal ediyoruz. Oysaki “ikra,” bir Müslüman için yaşam tarzı olmalıdır. İnananlar, günlük yaşamlarını “ikra” doğrultusunda dizayn etseler belki de çok farklı bir dünyada yaşıyor olacağız.

Peki meselenin “dış etkiler” boyutu ne olacak? Yani “biz ikra odaklı bir yaşamı, hayat tarzı yapsak dahi kötüler yakamızı bırakmayacak” diye düşünüyor insan… Bu sorunun yanıtı ne yazık ki “evet”tir. Evet, kötülük hayatın bir parçası, biz istemesek de kötüler karşımıza çıkabilir. Fakat kötüyle mücadeleyi de yine “ikra” ile öğreneceğiz. Yani “ikra”dan başka tutunacak dalımız yok. Daha kesin konuşmak gerekirse okumayı ve kitapları sevmeye mecburuz…

Batı’nın Ortaçağ karanlığından çıkıp modern dünyayı, ekonomiyi, sanatı, bilimi kısacası hayatı yönlendirmesi nasıl mümkün oldu dersiniz? Elbette ki ilimle mümkün oldu. Bağnazlığı ve olaylara at gözlüğüyle bakmayı bırakan, okuyan, araştıran Batı, bugün dünyada istediği gibi davranabilmektedir.

Batı’nın üstün gelemediği bir toplum var. O da Türk milletidir. Buna ek olarak tartışmasız bir gerçek daha var ki Türk milleti, İslam’ın sancaktarlığını yapmış asil bir millettir. Bu bayraktarlık Türklere bazı sorumluklar vermiştir. Örneğin İslam toplumlarının dışarıya açılan kapısı Türkiye’dir. Bakıldığında gerçekten de toplum olarak bizim epey bir sorumluluğumuz var. Hem Türkistan coğrafyasında hem Balkan diyarında ve hem de Orta Doğu’da, Türkiye ağabey misyonu takınmak durumunda kalmıştır. Bunu yalnızca askeri ve siyasi olarak değerlendirmek hata olur. Türkiye bilim, edebiyat ve sanat açısından da çağdaş bir devlet olmayı sürdürüp ağabeylik vazifesini yerine getirmek zorundadır.

Lafın kısası biz sadece domates, portakal ihraç etmekle övünmemeliyiz. Biz her şeyden evvel hem Batı’ya hem de Doğu’ya kitap ve edebi anlayış ihraç etmeye odaklanmalıyız.

Bizim ülke olarak bilim ve sanat ihraç edebilmemizde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı önemli bir yer tutmaktadır. Bu kurumların öncelikli görevi bilim değeri taşıyan içeriklerin, çağın fenomenine uygun olarak yani dijitale entegre biçimde kitlelere ulaşmasını sağlamaktır. Diğer bir ifadeyle bilimsel içeriğin üretilmesi kadar bu içeriğin yayılması da büyük önem taşımaktadır.

Gerekli altyapı sağlandıktan sonra Türkiye, çağdaş toplumlarla bilim, edebiyat ve sanat alanlarında yarışmak için bir yol haritası çizmek zorundadır. Öncelikle kitaplarla dost bir nesil yetiştirmek gerekiyor. Bunun içinse Milli Eğitim Bakanlığı’na büyük iş düşüyor. Zira bu topluma ezberci değil, anlayan, yorumlayan ve hatta kodlayan bir nesil gerekiyor.

Hâsılı devletin uzun vadeli bilim ve sanat stratejilerine odaklanması ve hantal kurumların bu sürece ayak uyduracak duruma gelmesi yani kendini dönüştürmesi şart. Daha açık ifade etmek gerekirse geleneksel anlayışa reset atma zamanı geldi. Toplumun “ikra”yı hissetme ve yaşama vakti ise geldi de geçiyor. Bilim, edebiyat ve kitap ihraç etmeye odaklanmadan önce ikrayı içselleştirmek gerektiğini hatırlatmama gerek yoktur herhalde…

İlginizi çekebilir

Gazi Üniversitesi’nde Marka Ve Liderlik Zirvesi 18
Etkinlik
63 Paylaş2,954 Görüntülenme
Etkinlik
63 Paylaş2,954 Görüntülenme

Gazi Üniversitesi’nde Marka Ve Liderlik Zirvesi 18

Şilep Dergi - 17 Nisan 2018

Gazi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Topluluğu tarafından organize edilen ve Branding Türkiye’nin resmi medya sponsoru olduğu Marka Ve Liderlik Zirvesi 18,…

Branding Türkiye’den Kurumsal İletişimcilere Özel Kurumsal İletişim 2.0 Etkinliği
Etkinlik
30 Paylaş847 Görüntülenme
Etkinlik
30 Paylaş847 Görüntülenme

Branding Türkiye’den Kurumsal İletişimcilere Özel Kurumsal İletişim 2.0 Etkinliği

Şilep Dergi - 9 Nisan 2018

Branding Türkiye, 21 Nisan'da Ada Enstitü'nün mekan sponsorluğu yapacağı ve kurumsal iletişim uzmanlarına özel olan ücretsiz bir etkinlik gerçekleştirecek. Etkinliğin…

İtalya Günlükleri – 2. Bölüm (AGH Nedir?)
Kültür Sanat
453 Görüntülenme
Kültür Sanat
453 Görüntülenme

İtalya Günlükleri – 2. Bölüm (AGH Nedir?)

Sinem KALKAN - 24 Mart 2018

Merhaba Şilep Dergi  okurları, İtalya Günlükleri yazı dizisine devam ediyoruz. Umarım her şey yolundadır ve gönüller hoştur. Öncelikle bu kadar…