Felice’ye Mektuplar Üzerine Bir Değerlendirme

Bu kitabı okumak için öncelikle iyi bir ruh hali ve sabır gerekiyor.

26 Ocak 2018
568 Görüntüleme

Uzun bir okuma yolculuğu sonunda Franz Kafka’nın Felice’ye Mektuplar’ı bitti. Franz Kafka ve Felice’nin mektuplaşmaları 1912’de Max Brod’un babasının evinde tanışmalarıyla başlar ve Kafka’nın verem teşhisini öğrenmesiyle düştüğü karamsarlığın da etkisiyle 1917’de son bulur.

İki kez nişan aşamasına kadar gelip sonu ayrılıkla biten bu ilişki esas olarak -mektuplardan anladığım kadarıyla- Kafka’nın isteği ile bir mektuplaşma ilişkisine dönüşür.

Kafka’nın değerli eserlerinin (Yargı, Dönüşüm, Amerika, Dava, Ceza Kolonisinde) yaratılma süreçlerinde yazarın sancılarına, ıstıraplarına tanıklık ediyoruz. Kafka’nın gözünden Prag sokakları, evleri, mekanları, odaları, ilişkileri, özel yaşamı, çaresizlikleri, çözümsüzlükleri, Kafka’nın ruhsal iniş çıkışlarını ve kendi yaşamı ile ilgili çok özel bilgilere ve çelişkilere şahit oluyoruz.

Kitabı okurken yer yer Kafka’ya kızdığım çok nokta oldu. Neden kendine ve yakınındakilere bu kadar acıyı reva gördü diye düşündüm. Neden kendisini bu kadar değersiz ve bu aşkı hak etmeyen biri olarak görüp Felice’ye mektuplarında işkence eden, onu ağlatan, onu üzen ve hayatı kendine de Felice’ye de zindan edip, sonra ona yalvaran bir Kafka var diye düşündüm. Keşke bu aşkı Felice’nin mektuplarından da okuma şansımız olsaydı.

Okuduğum mektuplarda Kafka’da veya  Felice’de derin bir aşk hissedemedim. Özetlemek gerekirse bu kitabı okumak için öncelikle iyi bir ruh hali ve sabır gerekiyor. Öte yandan Kafka’nın yaşamına tanıklık etmek güzeldi. Bu kitapta farklı bir Kafka gördüm. Tahammülsüz, kimseyle görüşmek istemeyen, saplantılı, hasta, korkak, çekimser, sürekli bahaneler uyduran, gelgitler, çelişkiler ve çözümsüzlükler içerisinde cebelleşen bir Kafka vardı.

En önemlisi de okurken Kafka hayatta olsaydı bu mektupları okumamızı istemezdi  diye düşünmekten ve bunu kendi kendime tekrar etmekten  kendimi alıkoyamadım. Bana kalırsa Kafka’nın mahremiyetine bu kadar girmek ayıp oluyor.

Evet, kısacası bu kitap sayesinde ben Kafka ile ilgili yeni bilgiler edindiğimden dolayı çok mutluyum. Felice’ye Mektuplar’ı okuyacak olanlara  şimdiden kolaylık ve keyifli okumalar dilerim 😉

Amatör fotoğrafçı,iyi bir anne,eş,tam bir kitap kurdu , Şilep Dergi

İlginizi çekebilir

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi
Etkinlik
67 Paylaş1,901 Görüntülenme
Etkinlik
67 Paylaş1,901 Görüntülenme

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi

Şilep Dergi - 6 Ağustos 2018

Dijital pazarlama ve sosyal medya uzmanı, marka danışmanı ve yazar Mürsel Ferhat Sağlam tarafından gerçekleştirilecek olan “A’dan Z’ye Sosyal Medya…

Yemek Tarifi Odağında Yeni Nesil Mecra: Mutfakiye
Sponsorlu İçerik
45 Paylaş1,696 Görüntülenme
Sponsorlu İçerik
45 Paylaş1,696 Görüntülenme

Yemek Tarifi Odağında Yeni Nesil Mecra: Mutfakiye

Şilep Dergi - 31 Temmuz 2018

Yemek ve mutfak ile ilgili olan her konuda değer üretmeyi hedefleyen ve bunu yaparken dijitalin dinamizmine ayak uyduran farkındalık odaklı…

Branding Türkiye’den E-Ticarette Marka Olmak Zirvesi
Etkinlik
62 Paylaş1,801 Görüntülenme
Etkinlik
62 Paylaş1,801 Görüntülenme

Branding Türkiye’den E-Ticarette Marka Olmak Zirvesi

Şilep Dergi - 28 Temmuz 2018

Branding Türkiye’nin etkinlik odaklı alt markası “Branding Türkiye | Etkinlik” ile “Felix Organizasyon” işbirliğiyle organize edilen “E-Ticarette Marka Olmak Zirvesi”…