Popüler Kültürün Beslediği Kitaplar Ve Yazarlar

7 Aralık 2017
517 Görüntüleme

Popüler kültür kavramının, “kültür”e artı değer kattığı düşünülebilir. Lakin öyle değil. Aslında tam tersi bir durum söz konusudur. Şöyle ki; günümüzde bir şeyin popüler kültür olarak adlandırılması, onun gelip geçici olduğunu gösteriyor. Oysa kültür, yüzlerce hatta binlerce yıllık birikim sonucunda oluşan bir değerler bütünüyken, başına “popüler” kelimesini aldığında anlamını kaybediyor. Dolayısıyla popüler kültürün beslediği kitaplar ve yazarlar da bundan nasibini alıyor.

Bu sene mevsimsel olarak epey karışıktı. Ne kışı tam anlamıyla yaşayabildik, ne de yaz, vaktinde geldi. Hatta ilkbaharı ve sonbaharı yaşayamadık. Bahar esintilerini yaşayamadan cehennem sıcaklarıyla karşı karşıya kaldık.

Olsun. Alışırız. Daha önce de böyle sıcaklar olmuştu. Buna da alışacağız. Sanki her yıl aynı cümbüşü yaşamıyor muyuz? İnanın bu yıl da fark eden bir şey olmayacak. Örneğin sevgililer yine Haziran’da ayrılacak. Mesela memurlar Temmuz’da pılını pırtısını toplayıp tatil yoluna düşecek. Misal Eylül’ün gazabı henüz takvimlere yerleşmeden evvel, Ağustos’ta tuhaf bir hüzün yaşayacak herkes. Kim bilir belki Ağustos bize yaz yağmurlarını getirir umuduyla zamanı tüketeceğiz. Sonuç olarak her yıl olduğu gibi bu sene de aynı tempoyu yaşayacağız.

Sıcakların vermiş olduğu bitkinliği yaklaşık beş altı gündür üzerinden atamamış biri olarak bu naçizane fikirde bulunup yaz sezonuna uygun kitapların hangileri olabileceğini düşündüm. Aklıma Stephenie Meyer’ın eserleri geldi. Ziyadesiyle sade ve oldukça kolay bir dil kullanan Meyer, sanırım okuyucu kitlesindeki kontrolsüz artışı ve geniş yelpazeyi hesaba katamamış ki bu denli basit laflar etrafında hikâyeyi oluşturmuş…

Aslını söylemek gerekirse fena halde hayal kırıklığına uğradım. Bana hak vereceğinizi umuyorum zira dünya kitap piyasasını altüst ettiği gibi sinema sektörüne de ferah bir nefes katan Twilight (Alacakaranlık) hakkında büyük beklentilerim vardı.

Facebook’ta on binlerce kişinin takipçisi olduğu bir kitap sayfasına Stephenie Meyer hakkında ne düşünüyorsunuz diye yazdım. Aldığım tek cevap şuydu: “İyi yazar.  Ama daha iyileri var”

Gördüğünüz gibi yazar için vahim bir tablo var ortada… Okuyucusunu yavan bıraktığı için daha şimdilerde bile umursanmıyor ve daha da kötüsü unutuluyor. Özellikle kitap sinemaya uyarlandıktan sonra Stephenie Meyer’in şöhreti iyice söndü. İnsanlar Alacakaranlık serisi dendiğinde yazarı hatırlamak yerine filmdeki oyuncuların yakışıklılığını hatırlıyorlar veya başroldeki kızın ne kadar şanslı olduğunu konuşuyorlar

Unutulmamayı istiyorsanız sanatınızın odağına parayı koymayacaksınız.   Eğer sadece çok parası olanların iyi yazar olduğunu varsayarsak Stephenie Meyer gayet başarılı ve iyi bir yazar. Buna diyecek bir şeyim yok. Ancak ben kıstas koyarken ekonomik faktörleri olabildiğince geri plana atarım. Edebiyat çevrelerinde de bu kaide aynıdır.

Paraya güvenerek bir tepe noktası belirleyenlerin hali içler acısıdır.

Yazarlar çok ses getireceğini düşündükleri kitabın boyutunu, etki ve dağılım alanını çok iyi hesaplamalıdırlar. Artçı şokların ne denli zararlı olacağını iyi belirlemelidirler. Sözün özü her yazar kendi çapında bir hasar tespit raporu oluşturmalıdır. Stephenie Meyer bunu yapmıştır ya da yapmamıştır orasını bilemeyiz. Tabi ki plan ve program dâhilinde hareket etmiştir fakat beklentilerin çok üstünde bir başarı sağladığı ortada. Dolayısıyla kontrol mekanizması da darmadağın olmuştur.

Twilight (Alacakaranlık) serisinin başarısını filmden önce ya da filmden sonra diye ayırarak kitapların popülaritesine gölge düşürmek istemiyorum. Fakat filmin kitap üzerindeki olumsuz etkisini görmek, bundan bahsetmek gerekir. Genelde klasiklerin başına gelen bu tarz bir olumsuzluk şimdilerde bestseller kitapların da vazgeçilmez belası oluverdi.

Eğer yeterince çevreniz veya size el uzatan hatırlı dostlarınız varsa kitabınız birçok ülkede en az 1000 adet basılır ve siz dünya çapında okunan bir yazar olursunuz.

Manşetlerin değer yargılarımızı belirlediği bir sistemin emrinde yaşıyoruz. Bu sistemin izin verdiği ölçüde kitap yazıyor veya kitap okuyoruz. Dolayısıyla okurun üzerine düşen görev azımsanmayacak ölçüde önemlidir.

Stephenie Meyer’a gelecek olursak, o tam da bildiğiniz gibidir. Bir yazardır. Ama dünyayı vampirlerden ibaret yeni bir salgına bulaştırıp köşesine çekilmiş, kimine göre mütevazı bir kadın kimine göreyse sadece Stephenie Meyer’dir…

İlginizi çekebilir

Türkiye’de İlk Ve Tek: Dijital Markalaşma Eğitimi
Etkinlik
67 Paylaş1,749 Görüntülenme
Etkinlik
67 Paylaş1,749 Görüntülenme

Türkiye’de İlk Ve Tek: Dijital Markalaşma Eğitimi

Şilep Dergi - 16 Ekim 2018

Branding Türkiye’deki akademisyen ve uzmanlar tarafından özel olarak hazırlanan ve Türkiye’nin seçkin üniversiteleri tarafından sertifikasyonu sağlanan “Dijital Markalaşma Eğitimi |…

Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama
Etkinlik
23 Paylaş2,439 Görüntülenme
Etkinlik
23 Paylaş2,439 Görüntülenme

Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama

Şilep Dergi - 4 Ekim 2018

Branding Türkiye I Etkinlik, Haliç Üniversitesi’nde (İstanbul) gayrimenkul sektörüne özel “Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama” konulu bir etkinlik gerçekleştirecek. Dijital…

Branding Türkiye’den Dijital Markalaşmanın Önemi Etkinliği
Etkinlik
37 Paylaş1,762 Görüntülenme
Etkinlik
37 Paylaş1,762 Görüntülenme

Branding Türkiye’den Dijital Markalaşmanın Önemi Etkinliği

Şilep Dergi - 4 Ekim 2018

Branding Türkiye I Etkinlik, Ankara’da Genç Girişim Yönetişim Derneği üyelerine özel “Dijital Markalaşmanın Önemi” konulu bir etkinlik gerçekleştirecek. Dijital dünyanın…