Sanatı Sanat Yapan Nedir?

7 Aralık 2017
1020 Görüntüleme

Eminim başlığı okuyan birçok kişi kaşlarını çatmış, bu cümlenin nereye varacağını düşünüyordur. “Sanat ne içindir?”, “sanat kim içindir?” sorusu çok soruldu fakat sanatı sanat yapan nedir diye soran olmadı. Bunu sormak da bana düştü. O yüzden size tavsiyem kara kara düşünmeyi bırakıp yazının devamına odaklanın.

Ser verip sır vermeyen bir girişin ardından aslında dikkat çekmek istediğim tek bir kavram var o da sanat.

Sanatın ne için ya da kim için yapıldığı şu an pek umurumda değil. Salt sanat odağında bakıyorum meseleye. Daha açık ifade etmek gerekirse bence evvela sanatın ne olduğu sorgulanmalı daha sonra sanatın kime ya da neye atfedildiği meselesine gelinmelidir.

Sahiden de nedir bu sanat denilen şey?

Ham maddesi nedir?

Nasıl yapılır?

Soru sayısını arttırabilirim. Fakat buna gerek var mı bilmiyorum. Ama aklıma bir tane daha geldi: Sanatın “nedir”i mi daha önemlidir yoksa “nasıl”ı mı?

Sanat…

Ardına üç nokta koyup basitçe geçiştirdiğime bakmayın aslında sanatın içersinde; aşk, ayrılık, hüzün, mutluluk, hasret, fayda, çaba, vakit, alın teri vardır. Özetlemek gerekirse sanat hem duygudur hem düşüncedir hem de davranıştır. Sanırım bu yüzden insan, sanata her koşulda sahip çıkmış. Çağın zorlukları, imkânsızlıklar, yokluk, hastalık, savaşlar, kuraklık kısacası hiçbir şey insanı sanattan koparmamış. Sanat bazen yokluğu temsil etmiş bazen de varlığı. Bazen ölümü anlatmış bazen yaşamı. Bazen barışı vurgulamış bazen savaşı. Bazen sessizliği önemsemiş bazen gürültüyü.

Sanat nedir? Nasıl Yapılır?

Her şeye rağmen insan sanatın peşini bırakmamış ve zaten bu sayede yani sanatın yol göstericiliğinde insanlık; bilim ve teknolojide muazzam bir ilerleme kaydetmiştir. Zira sanat, insanın algılarını açar. Lafın özü insan sanat sayesinde dünyayı; daha farklı görür, daha çok duyar, daha bir hisseder. Kısacası sanat, insanı tamamlayan, insanı insan yapan yapbozdaki o eksik parçalardan biridir…

Peki insan, kendisi için bu denli önemli olan sanatın farkında mı?

Sanırım değil. Çünkü sanat, modern dünyada endüstrinin ilerlemesini sağlayan bir makine dişlisi olmuş. Sanatçı denilen kişi ya da kişiler bu dişliyi hareket ettirmekle görevli birer robota dönüşmüş. O halde sanat, endüstrinin oyuncağı haline gelmişse sanatı sanat yapan da koskocaman bir hiçtir. Yani sanat bu durumda hiçlikten ibarettir.

Sanatın bu evresinde sanatçı komutları yerine getiren bir robota dönüşür demiştik. Peki ya tam tersi bir durumda sanatçının pozisyonu nedir? Yani endüstrinin oyuncağı olmayı reddeden sanat anlayışı söz konusu olduğunda sanatçı robotluktan kurtulur mu?

Bence tam burada meseleyi biraz daha anlaşılır kılmak gerekiyor. O yüzden sanatçıyı iki temel başlık altında inceleyelim:

  • Para için sanat diyenler
  • Sanat için sanat diyenler

“Sanat para içindir” veya “para için sanat” demek de bir tercihtir. Öncelikle meselenin bu boyutunu anlamalıyız. Sanatı para kazanma aracı olarak kullanmayı tercih edenler sanatı endüstrileştirmekten gocunmazlar. Hatta bu durum onlara normal gelir.

Para için sanat yapanların görüşüne göre eğer bir eser oluşturulacaksa tek kaygı sanat olmamalıdır. Ortada sanatı daha doğrusu sanatçıyı besleyen maddi bir fayda olmalıdır. Şöhret, itibar, mevki… Hepsi birer maddi faydadır bunu kabul ediyorum lakin hiçbiri yeterince maddi değildir. Para ise diğer tüm maddi faydaların önüne geçebilen bir üstünlüğe yahut değere sahiptir.

Yeri gelmişken sorayım sanatın maddi değerini belirleyen nedir? Örneğin bir kitabın baskı maliyeti midir? Yoksa yazarın o kitap için harcadığı birkaç senenin bedeli midir? Nedir gerçekten sanatın tam olarak bedeli? Bestekarın enstrüman ve kayıt için harcadığı para mıdır? Yoksa o bestekârın şarkıyı yapmak için yaşadığı hayal kırıklıklarının toplamı mıdır sanatın bedeli? Biri bana söylesin sanatın bedeli nedir? Bir ressamın boya, fırça için harcadığı para mıdır? Yoksa hayallerini renklerle süsleyip tuvale aktarma yeteneği midir?

Bunların kesin bir cevabı olmamakla birlikte benim için sanatın bedelini arttıran unsur tecrübelerdir, emektir, hayal kurmaktır, cesarettir, umuttur. Yani bir kitabı satın alırken okuyucu aslında yazarın hayal kurma yeteneğine öder o parayı… Kâğıda, kapağa, mağazaya ya da mürekkebe değil…

Sanat için sanat yapmak yani sanat kaygısıyla, sanat odaklı fayda bekleyerek sanat yapmak nedir?

Sanırım bunun cevabı da tüm maddi kaygılardan arınmış olarak sanat yapmaktır olmalı.

Peki burada sanatçıyı besleyen olgu nedir?

Cevap yine faydadır. Lakin bu defa maddi bir kaygıdan doğan fayda değil de manevi hazdan ibaret bir faydadır.

Hâsılı; işin içinde sanat varsa fayda her daim söz konusudur. Kimileri faydayı parayla ölçer kimileri şöhretle kimileri de haz ile ölçer. Bana kalırsa estetik kaygılarla oluşturulmuş, özgün ve farkındalığı olan tüm faaliyetler sanat değeri taşır. Zira estetik kaygısı, özgünlük ve farkındalık zaten bir fayda uğruna gerçekleştirilir.

İlginizi çekebilir

Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama
Etkinlik
23 Paylaş2,437 Görüntülenme
Etkinlik
23 Paylaş2,437 Görüntülenme

Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama

Şilep Dergi - 4 Ekim 2018

Branding Türkiye I Etkinlik, Haliç Üniversitesi’nde (İstanbul) gayrimenkul sektörüne özel “Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama” konulu bir etkinlik gerçekleştirecek. Dijital…

Branding Türkiye’den Dijital Markalaşmanın Önemi Etkinliği
Etkinlik
37 Paylaş1,757 Görüntülenme
Etkinlik
37 Paylaş1,757 Görüntülenme

Branding Türkiye’den Dijital Markalaşmanın Önemi Etkinliği

Şilep Dergi - 4 Ekim 2018

Branding Türkiye I Etkinlik, Ankara’da Genç Girişim Yönetişim Derneği üyelerine özel “Dijital Markalaşmanın Önemi” konulu bir etkinlik gerçekleştirecek. Dijital dünyanın…

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi
Etkinlik
67 Paylaş1,999 Görüntülenme
Etkinlik
67 Paylaş1,999 Görüntülenme

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi

Şilep Dergi - 6 Ağustos 2018

Dijital pazarlama ve sosyal medya uzmanı, marka danışmanı ve yazar Mürsel Ferhat Sağlam tarafından gerçekleştirilecek olan “A’dan Z’ye Sosyal Medya…