Teknoloji Çağında Edebiyat #2

7 Aralık 2017
469 Görüntüleme

Edebiyatı teknolojiye entegre biçimde kullanmak hususunda Türk okuru biraz bilinçsiz davrandı. Teknolojiye hoyrat davrandığımız doğrudur fakat edebiyatı teknolojiyle harmanlamak konusunda birazcık hassas olmalıydık. Ne yazık ki beceremedik…

Tabi işlerin bu noktaya gelmesinde yalnızca teknoloji sorumlu değil. Özellikle son dönemde peyda olan kişisel yayıncılık adı altında iş yapan merdiven altı diye tabir edilen yayınevleri edebiyatın üzerine bir vampir gibi atlayıp ve bu zavallı sanatın yaşamını sağlayan damarları kurutuncaya kadar emdiler. Mesela kişisel yayıncılık yapan birçok yayınevi, yazar kapmak, yani paralarına para katmak üzere web sitelerini öyle süslediler ve öyle renklendirdiler ki sanki dünyanın en çok okunan yazarları bu yayıncıların kapısından geçmiş hissi uyandırdılar.

Bunun dışında başvurdukları pazarlama hileleriyle size kendinizi Tolstoy’muşsunuz gibi hissettirmeyi başardılar.

Sevgili yazar ve şairler daha önce de defalarca söylediğim gibi bu tip yayıncıların hiçbirine aldanmayın. Hiçbirine paranızı kaptırmayın. Çünkü onların amacı sizi zirveye taşımak veya yazdıklarınıza okuyucu bulmak değil. Onların tek derdi cebinizdeki parayı ve umutlarınızı sömürmek…

Eskiden yazarın kendini kabul ettirmeye çalışması gibi bir derdi yoktu. Yeni nesil teknoloji ve medya ile birlikte şair ve yazarların kendini kabul ettirme dönemine girmiş bulunduk.

Bugün Facebook’u şöyle bir dolaştığınızda göreceksiniz ki yazar olduğunu zanneden kendine şair sıfatını yapıştıran birçok insanın yüz binlerce takipçisi var. Hâlbuki o şahısların paylaştığı içerikleri tarafsız bir gözle okuyup altına olumsuz bir yorum yazmaya kalksanız anında tepki alırsınız.

Teknoloji Çağında Edebiyat #2

Yaşar Kemal bir röportajda kendisine sorulan bir soruya; “eleştiri, dünyada da bizde de zor iş. Her çağda birçok büyük yazar, büyük şair yetişmiş de büyük eleştirmen parmakla gösterilecek kadar az”[1] diye yanıt veriyor. Bunu okuduktan sonra edebiyatımızın niye her geçen gün daha da gerilediği konusunda konuşmaya gerek var mı?

Peki okuyucu ve yazar eleştiriye niçin bu kadar tahammülsüz dersiniz? Çünkü insanlar takip ettiği kişi ya da kişiler ölçüsünde hayatını şekillendiriyor. Bir başkası gibi giyinmek veya bir başkası gibi konuşmak ayıplanmadığı gibi bir başkası gibi okur olmak ve hatta bir başkası gibi yazmak da artık önemli bir mihenk taşı ya da statü oldu.

Böyle davranan fotokopi zihniyetli yazarlar, kendilerini Nirvana’ya ulaşmış zannettiğinden ağzından çıkan her sözün Nobellik olduğunu var sayıyor. Kısa süreliğine de olsa bunun keyfini çıkarıyor.

Peki ya sonra?

Bugün, eserleriyle tanıdığımız Türk klasiklerinin sahibi nice edebiyatçıyla aynı dönemde yaşamayı çok isterdim. Onların birbiriyle olan mektuplaşmaları ve tatlı-sert münakaşası bana kalırsa ders niteliği taşıyor.

Örneğin kim bilebilir ki Reşat Nuri’nin roman yazarkenki ruh halini? Yani yazmak, onun psikolojisinde ve günlük yaşamında ne tarz değişikliklere neden oluyordu? Bilmiyoruz ve sanıyorum ki asla öğrenemeyeceğiz.

Hâlbuki bu günün popüler yazarları hakkında kitap dolusu haber var. Ne yiyorlar ne içiyorlar nasıl giyiniyorlar ne kazanıyorlar vs. her şeyi biliyoruz. Doğal olarak ürettikleri eserlerden ziyade onların yaşam tarzlarına hayranlık duyuyoruz. İşte teknolojinin edebiyata, edebiyatçıya zararlarından biri daha…

Şimdi belki de “işte bunlar hep sanayi devriminden kaynaklanıyor” diyecektir. Evet teknoloji ile sanayi devrimi arasında direkt bağ olabilir lakin sanayi devrimi ile edebiyatımızın gerilemesi arasında direkt bir bağ yok. Bunu yineliyorum… Zira teknoloji hayatı kolaylaştırmak için var. Edebiyat da hayatın bir parçasıdır. E-Kitap okuyucuları, dijital dergiler / gazeteler / bloglar bilgiye ulaşmak hususunda birer kolaylık. Sosyal medya, web, Google gibi araçlar da edebiyatı besliyor. Lakin bu biraz da bıçak fenomeni gibi yani teknolojiyi de kullanma amacın neyse teknoloji sana ona göre sonuç verir. Bıçakla ekmek kestiğin gibi insan da öldürebilirsin. Dolayısıyla teknolojiyle edebiyatı katletmek de var yüceltmek de… Toplum ve kolaycılık taraftarı insanlar teknolojiyi edebiyatı katletmek üzere kullandı.

Sonuç olarak edebiyatçı veya edebiyatla ilgili olan herkes (okur, öğretmen, akademisyen, yazar, şair vs) teknolojiye sırt çevirmemeli bilakis onunla dost olmayı bilmelidir. Belki bu sayede edebiyatla teknolojiyi barıştırırız.

NOT

İki kısım halinde yayınlanan Teknoloji Çağında Edebiyat yazı dizisinin ilk bölümünü okumak için TIKLAYINIZ

Kaynakça

Özlem FEDAİ, Romanı Konuştular, Sütun Yayınları, Mayıs 2011, s. 113

İlginizi çekebilir

Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama
Etkinlik
23 Paylaş2,438 Görüntülenme
Etkinlik
23 Paylaş2,438 Görüntülenme

Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama

Şilep Dergi - 4 Ekim 2018

Branding Türkiye I Etkinlik, Haliç Üniversitesi’nde (İstanbul) gayrimenkul sektörüne özel “Gayrimenkul 2.0: Gayrimenkulde Dijital Pazarlama” konulu bir etkinlik gerçekleştirecek. Dijital…

Branding Türkiye’den Dijital Markalaşmanın Önemi Etkinliği
Etkinlik
37 Paylaş1,758 Görüntülenme
Etkinlik
37 Paylaş1,758 Görüntülenme

Branding Türkiye’den Dijital Markalaşmanın Önemi Etkinliği

Şilep Dergi - 4 Ekim 2018

Branding Türkiye I Etkinlik, Ankara’da Genç Girişim Yönetişim Derneği üyelerine özel “Dijital Markalaşmanın Önemi” konulu bir etkinlik gerçekleştirecek. Dijital dünyanın…

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi
Etkinlik
67 Paylaş2,000 Görüntülenme
Etkinlik
67 Paylaş2,000 Görüntülenme

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi

Şilep Dergi - 6 Ağustos 2018

Dijital pazarlama ve sosyal medya uzmanı, marka danışmanı ve yazar Mürsel Ferhat Sağlam tarafından gerçekleştirilecek olan “A’dan Z’ye Sosyal Medya…