Teknoloji Çağında Edebiyat #1

7 Aralık 2017
546 Görüntüleme

Yeni nesil akademisyenlerin bir meseleyi eskiyle kıyaslarken tercih ettikleri örnekler cidden enteresan. Aslında bunu sadece akademisyenler yapmıyor. Gazeteciler, yazarlar, tartışma programlarındaki tuhaf adamlar dâhil olmak üzere biraz kitap okumuş olan herkes  “sanayi devriminin ardından” tümcesiyle entelektüelliklerini kanıtlamaya çalışıyorlar.

Önce anlamsız gelen ama zamanla sloganlaşan bu tarz kelime öbekleri, teknoloji ve sosyal medyanın da etkisiyle günlük hayatımızı işgal ediyor. Olur olmaz şeyi sanayi devrimine bağlamak bana pek gerçekçi gelmiyor. Daha doğrusu bunun yüzeysel bir ifadeyle geçiştirilmesi gerçekçi gelmiyor. Eğer ülkemizin geri kalmışlığını anlatacaksanız sanayi devrimine değinin hem de dibine kadar değinin. Ancak gerekli gereksiz her şeye -özellikle edebiyatla alakalı meselelere- sanayi devrimini karıştırmayın yahut karıştıracaksanız da bunu laf olsun diye yapmayın. Tezinizi kanıtlayacak argümanlar geliştirin…

2005’e kadar teknoloji konusunda ürkek olduğumuzu ben de kabul ediyorum. Dünyanın aşina olduğu teknolojik bir yeniliği biz korka korka, usulca takip ediyorduk. Hele ki o yenilik homojense işte o zaman daha fazla korkuyor, ona ayak uydurmak hususunda tereddüt yaşıyorduk. Söz konusu teknoloji değil de edebiyat olunca Tazminat’tan bu yana hep girişken ve gözü açık davranmışız.

O nedenle sanayi devriminin getirdiği yenilikleri takip edememiş olmamızla edebiyatımızın bugünkü çıkmazı arasında sanıldığı kadar büyük bir bağ yok. Kısaca söylemek gerekirse sorun teknolojide veya sanayi devrimini yakalayamamakta değil problem tamamen bizde…

Teknoloji doymak bilmeyen bir canavar ve bizi biz yapan ne kadar sevimli hatıra varsa onları makineleştirmek için elinden geleni yapıyor. Bu iş kitapların makineleşmesine kadar ilerledi. Bu bir anlamda işleri kolaylaştırırken bir anlamda şiirin, öykünün, romanın ruhuna aykırı gibi görünüyor. Şiir, roman, hikâye okurları genelde kitaba dokunmak istiyor. Araştırma, seyahat, akademik vs. türde eserler için e-kitap kabul edilebilir. Hatta kolaylık olur. Lakin duygulara hitap eden türde eserlerin e-kitap olarak yayınlanması kafamda soru işaretleri oluşturuyor. Böyle olunca da içimi bir endişe kaplıyor.

E-kitap Türkiye’de kitap okuma oranlarını arttırmış gibi gözüküyor. Lakin e-kitap ile normal kitap arasında fiyat anlamında hiçbir farkın olmaması okuyucuyu e-kitaptan uzaklaştırıyor. Dünya ise her zamanki gibi bizden 10 – 15 adım önde gidiyor. E-kitap kültürü Amerika başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede trend halini almış durumda.

Bildiğim kadarıyla en son Türkiye’de e-kitap satışını arttırmak için KDV düzenlenmesi yapılmıştı. Buna rağmen satışlar beklenen düzeye ulaşmadı. Çünkü konu kitaplar olunca toplum olarak ne yapacağımız pek belli olmuyor.

Teknoloji Çağında Edebiyat #1

Eğitim setleri, makaleler, akademik çalışmalar (proje, tez vs) şehir rehberleri gibi yayınlar online ortamda yayınlanıp satılmalı ya da bedava dağıtılmalı. Hatta bu sıralamanın içerisine edebiyat dergilerini de koyabiliriz.

Taş çatlasa 50 abonesi olacak bir dergiyi basılı olarak yayınlamak hem dergi sahibi için hem de o dergide yazan şair ve yazarlar için hayal kırıklığı ve maddi manevi kayıp olacağından bence bir edebiyat dergisi için internet üzerinden yayın yapmak çok daha mantıklı. Yılda 1 defa “prestij baskısı” yapılıp dergi belli sayıda aboneye yollanabilir. Bunun dışında edebiyat dergilerinin basılı olması artık sadece külfet… Edebiyat dergilerinin dijitalde olması süreklilik açısından daha iyi.

Edebiyat dergilerinin dijitalleşmesine karşın takındığım tavrı edebi kitapların dijitalleşmesi hususunda takınamıyorum.

Bu arada e-kitap konusunda belki biraz olumsuz konuşuyor gibi algılanmış olabilirim lakin e-kitap fikrine ve e-kitap okuyucusuna lafım yok. Fakat başta da belirttiğim gibi şiir, öykü, roman türünde kitaplar söz konusu olunca yani içerisinde sanat barındıran kitaplar söz konusu olunca okurlar sayfaya dokunmak, kitabı hissetmek, kitabı koklamak ve kitabı yazara imzalatmak istiyor. Ne yazık ki bunları e-kitap ile başaramazsınız.

Arap baharı dedikleri endişeli gerilimin teknoloji sayesinde zuhur ettiğini haber kanalları defalarca tekrarladı. Sonuçlarına bakılınca Arap Baharı bir ırkın uyanışına sebep oldu. Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinin özgürleşmesini sağladı. Özgürleşirken sırtını bir yerlere dayaması gerektiğini de anladı toplumlar… Peki bu durumda edebiyatın da bir “bahar” dönemine ihtiyaç duyduğunu hiç düşünmüyor musunuz?

İnanın ben bunu düşünüyorum. Hazindir ki sosyal medya yüzünden edebiyat sadece gelişme göstermedi aynı zamanda edebiyatımızın üzerinde kapatılması zor bir oyuk oluştu. Necip Fazıl kan ağlıyor, Nazım Hikmet yaralı, ölen her şair ve yazarın ardından kurulan tanıtım grupları birer ekonomik rant kapısı oldu. Böyle bir atmosferde lütfen biri söylesin edebiyatın, sanatın yaralanmaması, kan kaybetmemesi mümkün mü?

Üstelik yazılan sözlerin altına rastgele bir şairin veya yazarın imzasının atılması bana kalırsa telafisi en zor hatalardan biri. Mesele öyle hassas ki neresinden tutsak elimizde kalıyor.

İlginizi çekebilir

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi
Etkinlik
67 Paylaş1,901 Görüntülenme
Etkinlik
67 Paylaş1,901 Görüntülenme

Sosyal Medya İletişimi Ve Yönetimi Eğitimi

Şilep Dergi - 6 Ağustos 2018

Dijital pazarlama ve sosyal medya uzmanı, marka danışmanı ve yazar Mürsel Ferhat Sağlam tarafından gerçekleştirilecek olan “A’dan Z’ye Sosyal Medya…

Yemek Tarifi Odağında Yeni Nesil Mecra: Mutfakiye
Sponsorlu İçerik
45 Paylaş1,695 Görüntülenme
Sponsorlu İçerik
45 Paylaş1,695 Görüntülenme

Yemek Tarifi Odağında Yeni Nesil Mecra: Mutfakiye

Şilep Dergi - 31 Temmuz 2018

Yemek ve mutfak ile ilgili olan her konuda değer üretmeyi hedefleyen ve bunu yaparken dijitalin dinamizmine ayak uyduran farkındalık odaklı…

Branding Türkiye’den E-Ticarette Marka Olmak Zirvesi
Etkinlik
62 Paylaş1,801 Görüntülenme
Etkinlik
62 Paylaş1,801 Görüntülenme

Branding Türkiye’den E-Ticarette Marka Olmak Zirvesi

Şilep Dergi - 28 Temmuz 2018

Branding Türkiye’nin etkinlik odaklı alt markası “Branding Türkiye | Etkinlik” ile “Felix Organizasyon” işbirliğiyle organize edilen “E-Ticarette Marka Olmak Zirvesi”…