Türkiye Kitap Okuyor mu?

7 Aralık 2017
287 Görüntüleme

“Türkiye Kitap Okuyor mu?” diye sorulduğunda cevap bellidir. Hiç tereddütsüz “HAYIR” sözü çıkar ağızlardan. Üstelik “hayır” diyenlerin %25’i gerçekten hiç kitap okumuyor. Buna ne demeli? Pişkinlik mi yoksa gerçeğin dile gelmesi mi? Belki bu da ankete dökülebilir fakat önce nereden çıktı bu %25 ve niye okumama oranımız bu kadar yukarıda şimdi bunu konuşalım isterseniz.

Ülkemizde çok sık tartışılan, her seçim sonrası “halk gerçekleri araştırmıyor!” diye yaygara kopartılmasına sebep olan, sokak röportajlarında basit sorulara güldüren cevapların nedeni sayılabilecek tartışmasız bir gerçek var; Türkiye kitap okumuyor.

Evet bunu biliyoruz. Eyvallah.

Çözüm üretiyor muyuz?

HAYIR.

Bunun birçok “çünkü”sü vardır muhakkak benim aklıma ilk gelenler bunlar;

Çünkü teknolojik gelişmeler, Z kuşağı olarak adlandırılan neslin görsel hafızasını kuvvetlendirirken eğitim sistemimiz ve yayıncılık anlayışımız hala 1900’lerin trendine göre hareket ediyor.

Çünkü yıl 2017 ve hala bizler liseye giriş sınavlarını iyileştirmeyi ve üniversiteye yerleştirme sınavlarını değiştirmeyi konuşuyoruz.

Çünkü bizler biliyoruz ki sınavı istediği gibi geçmediği için intihar eden ortaokul öğrenci(ler)i var.

Çünkü edebiyatımızın sınırları belirsiz ve bizler hala akademik eserlere hala tonlarca ücret ödüyoruz.*

(*Yeri gelmişken bir parantez açıp bu konuya değinmek istedim. Avrupa ülkelerinde kitabı çıkan her yazarı devlet maddi olarak destekliyor. Türkiye’de herkesin kendini şair zannetmesi ve türlü dolandırıcılıklarla deyim yerindeyse “merdiven altı” yayıncılık yapan sahtekâr yayınevleri sebebiyle Türkiye’de o sistem ol(a)maz. Evet bu ve benzeri sebeplerle devlet belki her kitaba destek sağlayamaz (sağlamamalıdır da) lakin en azından akademik araştırmaların ve eserlerin herkesçe okunmasının önünü açacak bir sistem hazırlanmalıdır. Akademik çalışmaların çoğunluğunun ulaşılamaz olması saçmalıktan başka bir şey değil.)

Diğer bir saçmalıksa ülkemizdeki kütüphane yetersizliği… Var olan kütüphanelerde ise sağlam bir altyapı yok. Geçenlerde bir arkadaşım anlattı. İstanbul’daki en büyük kütüphanelerden birinden emanet bir kitap alıyor. Kitabın iade süresi epey gecikiyor. Arkadaşım, herhangi bir cezasının olup olmayacağını bilmeden ama biraz da tedirgin bir şekilde kitabı gecikmeli olarak kütüphaneye geri götürüyor. Aldığı cevap ironik. Kütüphane görevlisi diyor ki: “bu kitap sizde olmamalı çünkü kütüphanede gözüküyor.”

Durumumuz bundan ibaret.

Komiğiz ve kaybediyoruz…

Sığ tartışmalar, “üreten” beyin yetiştir(e)meyen öğretmenler ve en önemlisi de birey olmayı engelleyen ezberci eğitim sistemi kaybetmemizin başlıca sebepleri olarak sayılabilir. Einstein diyor ki herhangi bir kitapta rahatlıkla ulaşabileceğim bir bilgiyi ezberimde tutmaya uğraşmam… Peki, bizler niçin eğitim süresi boyunca her şeyi ezberlemeye çalışıyoruz?

Artık hep birlikte bir şeyleri değiştirelim. En azından değiştirmek için çaba sarf edelim. Örneğin “düzenli” kitap okuyalım.

Satış oranlarının bandrolle ölçüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Başka bir kıstas mı var diyenler olacaktı. Evet var mesela biz bu oranı kütüphanemizdeki kitapların sayısınca ve kütüphaneye giden insanlarla ölçelim. Yani artık bir şeyler değişsin ve bu değişim için hep birlikte çaba sarf edelim. Ve işe okuyarak başlayalım.

Aslında bu içeriği yazmamın bir nedeni var. Geçenlerde Poltio’da bir anket yaptım. Ankete BURADAN ulaşabilirsiniz.

Anket sonuçları üzücü… Yaklaşık 2700 kişinin katıldığı bu hazin tablonun oluşmasında hepimizin payı var. Örneğin ankete katılanların sadece %10’u günlük düzenli kitap okuyor. Geri kalanlar ise tabiri caizse ayda yılda bir kitap okuyan veya hiç okumayan kişiler… Ne dersiniz sahiden de bir şeyleri değiştirmenin vakti gelmemiş mi?

İlginizi çekebilir

Kurumsal İletişimcilere Özel Kurumsal İletişim 2 Eğitimi
Etkinlik
26 Paylaş1,331 Görüntülenme
Etkinlik
26 Paylaş1,331 Görüntülenme

Kurumsal İletişimcilere Özel Kurumsal İletişim 2 Eğitimi

Şilep Dergi - 14 Mayıs 2018

Branding Türkiye’nin alt markası olan Branding Türkiye Etkinlik tarafından Mayıs’ta Via Port’un mekân sponsorluğunda kurumsal iletişim uzmanlarına özel olan ücretsiz…

Branding Türkiye’den Nişantaşı Üniversitesi’nde Dijital Markalaşma Zirvesi
Etkinlik
59 Paylaş3,635 Görüntülenme
Etkinlik
59 Paylaş3,635 Görüntülenme

Branding Türkiye’den Nişantaşı Üniversitesi’nde Dijital Markalaşma Zirvesi

Şilep Dergi - 7 Mayıs 2018

Branding Türkiye’nin etkinlik odaklı alt markası “Branding Türkiye | Etkinlik” ile “Nişantaşı Üniversitesi” işbirliğiyle organize edilen “Dijital Markalaşma Zirvesi” 11…

Kurumsal İletişim 2.0 Eğitimi Etkinlik Notları
Etkinlik
68 Paylaş2,855 Görüntülenme
Etkinlik
68 Paylaş2,855 Görüntülenme

Kurumsal İletişim 2.0 Eğitimi Etkinlik Notları

Şilep Dergi - 5 Mayıs 2018

21 Nisan 2018'de Branding Türkiye'nin alt markası olan "Branding Türkiye I Etkinlik" tarafından Ada Enstitü'nün mekan sponsorluğunda "Kurumsal İletişim 2.0…